Blog

Blog yazıları bireysel yorum içermektedir. Tanı veya raporlama için kullanılmaz.

Tanısal Yaklaşım

62. Adamantinoma. Bifazik epitelyal ve osteofibröz morfolojiyi birlikte gösteren, çoğunlukla tibia diyafizini tutan düşük dereceli malign kemik tümörü.

Adamantinoma, en sık tibianın anterior korteks–diyafiz bölgesinde gelişen, düşük dereceli malign davranışlı ve epitelyal farklılaşması belirgin bir primer kemik tümörüdür. Tanı; yaş, anatomik yerleşim ve radyolojik dağılımın, değişken oranlarda bir araya gelen epitelyal ve osteofibröz bileşenlerle birlikte değerlendirilmesine dayanır. Özellikle küçük biyopsilerde yalnızca osteofibrous dysplasia-benzeri alanların örneklenmesi başlıca tanısal güçlüktür. Klinik ve radyolojik bağlam Classic…

Devamını Oku →
Patoloji Radarı

8 Ekim 2026: FFPE genomik profilleme güçleniyor, H&E ve cfDNA yeni katmanlar ekliyor

Günün öne çıkan plevral efüzyon/BAL ctDNA kılavuzu ayrı bir mini-incelemede ele alındı. O çalışma yeni bir örnek matriksinin laboratuvar standardizasyonuna odaklanırken, bu radardaki yayınlar doku temelli genomik profilin analitik güvenilirliğini ve histoloji ile sıvı biyobelirteçlerden üretilebilecek yeni sınıflama katmanlarını inceliyor. Diğer yüksek sinyalli çalışmalar; FFPE örneklerinde çoklu varyant sınıflarını ölçen bir NGS testinin doğrulanmasını, H&E'den metastatik prostat kanseri…

Devamını Oku →
Tanısal Yaklaşım

Plevral efüzyon ve BAL’de ctDNA: Akciğer kanserinde yeni laboratuvar çerçevesi

Akciğer kanserinde plevral efüzyon ve bronkoalveoler lavaj sıvısının (BAL) ctDNA kaynağı olarak nasıl kullanılacağına odaklanan yeni kılavuz, preanalitik süreçten sonuç yorumuna kadar 15 uzlaşı önerisi sunuyor. En önemli pratik mesaj, bu örneklerin dokuya yakın ve moleküler açıdan değerli olabilmesine karşın, güvenilir kullanım için matrikse özgü validasyon ve standart raporlama gerektirmesi. Neden önemli? Plevral efüzyon ve BAL, torasik tümöre yakınlıkları nedeniyle klinik olarak anlamlı…

Devamını Oku →
Tanısal Yaklaşım

TAC/SARIFA: Tümör–Adiposit Teması

Kanser prognozunun değerlendirilmesinde tümörün histolojik derecesi, invazyon derinliği, lenfovasküler invazyon ve tümör budding gibi morfolojik parametreler önemli yer tutmaktadır. Son yıllarda bunlara tümör mikroçevresinin özellikleri de eklenmiştir. Bu alanda dikkat çeken yeni histomorfolojik belirteçlerden biri TAC/SARIFA'dır. Rutin hematoksilen-eozin (H&E) kesitlerinde değerlendirilebilen bu özellik, tümör hücreleriyle çevredeki adipositlerin doğrudan temasını esas almaktadır. Başlangıçta…

Devamını Oku →
Patoloji Radarı

7 Ekim. Kolorektal Kanserde CTHRC1 Pozitif Fibroblastlar: MSI Durumunun Ötesinde İmmünoterapi Direncini Anlamak

Kolorektal kanserde immünoterapi yanıtını öngörmede mismatch repair (MMR) durumu ve mikrosatellit instabilitesi (MSI) temel biyobelirteçlerdir. Ancak dMMR/MSI-H tümörlerin tamamı immünoterapiden aynı düzeyde yarar görmez. Gut dergisinde yayımlanan yeni çalışma, bu farklılığın açıklanmasında CTHRC1 pozitif kanser ilişkili fibroblastların (CAF) önemli olabileceğini göstermektedir. Çalışmanın temel bulguları Araştırmacılar, 3000'den fazla kolorektal kanser örneğini içeren kohortları çoklu omik…

Devamını Oku →
Güncellemeler

WHO 6. Edisyon Kemik ve Yumuşak Doku Tümörleri: 19 Yeni Antite ve Moleküler Tanının Güçlenen Rolü

Kemik ve yumuşak doku tümörlerinin WHO 6. edisyon sınıflaması (STB6), yalnızca yeni tümör isimleri ekleyen bir güncelleme değil; tümör antitesi, alt tip, morfolojik patern ve moleküler tanı arasındaki ilişkileri yeniden düzenleyen önemli bir sınıflama değişikliğidir. Neler değişti? Hornick ve arkadaşlarının yayımladığı WHO 6. edisyon değerlendirmesinde 19 yeni tümör antitesinin sınıflamaya eklendiği bildirilmektedir. Yeni sınıflama 203 editör ve yazarın, 27 ülkeden katılımıyla hazırlanmıştır.…

Devamını Oku →
Tanısal Yaklaşım

BAP1-mutant berrak hücreli renal hücreli karsinom: Morfoloji, immünohistokimya ve prognoz

Berrak hücreli renal hücreli karsinom (ccRCC), aynı histolojik tanı altında farklı moleküler özellikler ve klinik davranışlar gösterebilen heterojen bir tümördür. Son yıllarda kromatin düzenlenmesinde görev alan genlerin bu heterojenliğe katkısı daha iyi anlaşılmaya başlanmıştır. Bu genlerden biri olan BAP1, özellikle yüksek dereceli ve agresif özellikler gösteren ccRCC olgularında önem kazanmıştır. Güncel araştırmalar, BAP1 değişikliklerinin yalnızca tümör davranışıyla değil, alışılmışın…

Devamını Oku →
Tanısal Yaklaşım

Germ hücreli tümörlerin diferansiyasyonunda EZH2'nin olası rolü

Testisin germ hücreli tümörleri, kök hücre özellikleri ile farklılaşma programları arasındaki ilişkinin belirgin biçimde izlendiği neoplazilerdir. Seminom, embriyonal karsinom, yolk sac tümörü, teratom ve koryokarsinom farklı morfolojik özelliklere sahiptir. Bu çeşitliliğin oluşmasında genetik olayların yanında epigenetik düzenlenme de önemli rol oynar. 2025 yılında Melotti ve arkadaşları tarafından yayımlanan çalışma, EZH2 proteininin normal testiste, germ hücreli neoplazi in situ (GCNIS)…

Devamını Oku →
Tanısal Yaklaşım

Papiller ürotelyal karsinomda %5 yüksek derece eşiği gerçekten güvenilir mi?

Non-invaziv papiller ürotelyal karsinomların derecelendirilmesi, mesane patolojisinin tedavi kararlarını doğrudan etkileyen alanlarından biridir. Özellikle büyük bölümü düşük dereceli olan, ancak sınırlı bir alanda belirgin yüksek dereceli sitolojik özellikler gösteren tümörler önemli bir sınıflandırma sorunu oluşturur. WHO 2022 sınıflamasında yüksek dereceli komponentin %5'in altında olduğu tümörlerin düşük dereceli papiller ürotelyal karsinom olarak tanımlanması ve fokal yüksek dereceli…

Devamını Oku →
Sayfa 1 / 48