Tiyopürinlerle ilişkili hepatik damar hasarını inceleyen 97 çalışmalık sistematik derleme, en güçlü nedensellik sinyalini 6-tiyoguanin için gösteriyor. Azatiyoprin ve 6-merkaptopürinle ilişki daha zayıf olmakla birlikte, açıklanamayan trombositopeni veya splenomegali varlığında porto-sinüzoidal vasküler hastalık (PSVD) olasılığının gözden kaçırılmaması gerekiyor.
Kanıt ne ekliyor?
Pediatrik akut lenfoblastik lösemi idame tedavisindeki randomize karşılaştırmalar, 6-tiyoguaninin 6-merkaptopürine göre daha fazla sinüzoidal obstrüksiyon sendromu ve portal hipertansiyon fenotipi oluşturduğunu gösteriyor. Buna karşılık azatiyoprin ve 6-merkaptopürinle ilişkili kronik PSVD kanıtı çoğunlukla gözlemsel seriler ve olgu bildirimlerine dayanıyor.
Kronik olguların önemli özelliği, karaciğerin sentetik fonksiyonları korunurken trombositopeni, splenomegali, varisler veya portal ven trombozunun gelişebilmesi. Akut SOS ile kronik PSVD arasında biyolojik bir süreklilik olabileceği düşünülse de doğrudan ilerleme kanıtı henüz yeterli değil.
Patolog için pratik karşılığı
Tiyopürin öyküsü bulunan uygun olgularda biyopsi değerlendirmesi yalnızca “siroz var/yok” ekseninde kalmamalı; portal venül daralması veya obliterasyonu, nodüler rejeneratif hiperplazi, portal-periportal damar anomalileri, mimari düzensizlik ve sinüzoidal hasar ayrı ayrı aranıp raporlanmalı.
Bununla birlikte tek ve hafif bir nonspesifik bulguyu kesin PSVD tanısına dönüştürmek doğru olmayabilir. Güncel patoloji tartışmaları, gözlenen lezyonların açıkça tarif edilmesini ve tanının portal hipertansiyon bulguları, ilaç maruziyeti ve alternatif nedenlerle birlikte kurulmasını öneriyor. Derleme yazarları, PSVD/SOS şüphesinde tiyopürinin kesilmesinin klinik ekip tarafından değerlendirilmesini savunuyor.
Sınırlılıklar
Çalışmalar arasında kullanılan terminoloji, histolojik eşikler ve hasta grupları belirgin biçimde değişiyor. Bu nedenle derleme, bütün tiyopürinler için tek bir risk büyüklüğü vermiyor ve azatiyoprin/6-MP ilişkisini 6-TG kadar güçlü biçimde kanıtlamıyor.