Günün öne çıkan AOSNP-ADAPTR çalışması, medulloblastomada kaynak düzeyine göre entegre tanıyı ayrı bir yazıda ele aldı. Kalan literatürün ortak noktası ise mevcut doku, immünohistokimya ve moleküler testlerin daha akılcı kullanılması.
Meme karsinomunda HER2-ultralow örneklemesi, pankreatik nöroendokrin tümörlerde immünohistokimyasal risk ayrımı, akciğer kanserinde NGS başarısızlıklarının azaltılması ve nadir prostatik SFT’lerin davranışı öne çıkıyor. Hirschsprung hastalığında yapay zekâ verileri ise umut verici performans rakamlarının henüz klinik olgunluk anlamına gelmediğini gösteriyor.
HER2-ultralow değerlendirmesinde ikinci blok ve ikinci göz
Tedavi almamış 125 invaziv meme karsinomu eksizyonunun incelendiği çalışmada gözlemciler arası uyum yüksekçe olsa da tümörün farklı blokları arasındaki uyum yalnızca orta düzeydeydi. Eksizyonun en yüksek HER2 kategorisi esas alındığında kor biyopsisiyle uyum artarken, lenf nodu metastazlarıyla uyum daha düşüktü; primerde ultralow olan 22 olgunun 15’i nodda null kategorisine geriledi.
HER2-ultralow sonucunun tedavi adaylığını etkileyebileceği olgularda ikinci tümör bloğunun değerlendirilmesi ve ikinci patolog doğrulaması, çalışmanın en uygulanabilir önerisi. Bunun retrospektif ve tek merkezli bir seri olduğu unutulmamalı.
NF-pNET’lerde üçlü IHK ile düşük riskli grup
Beş merkezin 139 rezeke grade 1-2 non-fonksiyonel pankreatik nöroendokrin tümörünü kapsayan çalışmada ATRX, DAXX ve Menin immünohistokimyası genomik alt gruplar için sürrogat olarak kullanıldı. İzole Menin kaybı bulunan 33 hastada nüks görülmezken, ATRX/DAXX kayıplı grupta nüks oranı belirgin biçimde daha yüksekti.
Panel rutin laboratuvarlarda uygulanabilir ve patoloji raporuna prognostik bilgi ekleyebilir. Bununla birlikte medyan izlem yalnızca 28 ay; çok değişkenli analizde istatistiksel anlamlılığın kaybolması nedeniyle uzun süreli izlemi azaltmak için henüz yeterli kanıt yok.
Akciğer NGS başarısında preanalitik süreç belirleyici
Brezilya’daki merkezi bir laboratuvarın 2.522 ileri non-skuamöz KHDAK örneğini değerlendiren gerçek yaşam çalışmasında NGS başarı oranı, iş akışı düzenlemeleri ve daha düşük DNA girdisi gerektiren hibrit yakalama platformuyla yaklaşık %64’ten %86’ya yükseldi.
Başarısızlığın başlıca nedenleri yetersiz doku ve düşük nükleik asit kalitesiydi. Düşük örnek hacimli merkezlerin geride kalması, patoloğun biyopsi planlama, tümör alanı seçimi ve doku koruma süreçlerindeki rolünü yeniden vurguluyor.
Prostatik SFT: STAT6 güçlü, davranış bütünüyle masum değil
Çok merkezli 33 prostat/periprostatik soliter fibröz tümör serisinde klasik morfolojiye nükleer STAT6 pozitifliği eşlik etti; test edilen 27 olgunun tamamı pozitifti. Üç hastada metastaz gelişti, ancak tutarlı bir morfolojik metastaz göstergesi saptanamadı.
Prostat iğsi hücreli lezyonlarında SFT ayırıcı tanıda tutulmalı ve STAT6 ile desteklenmeli. Az sayıdaki olay Demicco risk modelinin bu lokalizasyondaki geçerliliğini sınamaya yetmediğinden, uzun süreli takip önemini koruyor.
Hirschsprung yapay zekâsında yüksek doğruluk, yüksek yanlılık riski
On üç çalışmayı kapsayan sistematik derlemede derin öğrenme yöntemleri ganglion hücresi saptamada sıklıkla %90’ın üzerinde performans bildirdi. Buna karşın çalışmaların yaklaşık üçte ikisinde küçük örneklem, yama düzeyinde veri bölünmesi ve harici test kümesi eksikliği nedeniyle yüksek yanlılık riski vardı.
Bugünkü karşılığı, yapay zekânın patolog yerine geçen bir tanı aracı değil; ancak çok merkezli ve dış doğrulamalı çalışmalar sonrasında yardımcı tarama aracı olabileceğidir.
Kaynaklar
- HER2-null, ultralow ve low kategorilerinde tekrarlanabilirlik — PMID: 42667315
- NF-pNET’lerde ATRX, DAXX ve Menin immünohistokimyası — PMID: 42667492
- İleri non-skuamöz KHDAK’de gerçek yaşam NGS performansı — PMID: 42667845
- Prostat ve periprostatik bölgenin soliter fibröz tümörleri — PMID: 42665131
- Hirschsprung histopatolojisinde yapay zekâ sistematik derlemesi — PMID: 42667407