Bir hastada primer tümör adenokarsinom ya da başka bir skuamöz olmayan karsinom olarak tanı almış olsun. Aylar veya yıllar sonra gelişen lenf nodu, karaciğer ya da kemik metastazında ise:
- belirgin skuamöz morfoloji,
- keratinizasyon ve/veya intersellüler köprüler,
- güçlü p40, p63 veya CK5/6 pozitifliği
saptanıyor.
İlk refleksimiz sıklıkla “Bu ayrı bir skuamöz hücreli karsinom mu?” sorusu oluyor. Oysa bazı olgularda metastaz, önceki primerle aynı klondan kaynaklanırken farklı bir histolojik fenotip kazanmış olabilir.
Temel mesaj: Metastazın SCC morfolojisinde olması, primer tümörün mutlaka SCC olduğu anlamına gelmez. Ancak her primer–metastaz morfoloji uyumsuzluğunu da otomatik olarak “skuamöz transdiferansiyasyon” diye adlandırmamalıyız.
Bu yazıda gerçek histolojik dönüşümü, primerde örneklenmemiş adenoskuamöz komponenti, basal-like/squamous moleküler programı ve SCC'yi taklit eden poroid tümörleri birbirinden ayıracağız.
Önce kavramları ayıralım: Dört farklı açıklama
1. Gerçek skuamöz histolojik dönüşüm
Primerde glandüler/luminal fenotip varken, progresyon veya tedavi sonrasında tümör skuamöz morfoloji ve immünfenotip kazanabilir.
En iyi çalışılmış örneklerden biri EGFR-mutant akciğer adenokarsinomunun EGFR-TKI tedavisi sonrasındaki skuamöz dönüşümüdür. [1]
Burada başlangıçtaki sürücü moleküler değişiklik yeni lezyonda korunabilir.
2. Primerde gözden kaçmış skuamöz komponent veya klonal seleksiyon
Primer tümör aslında heterojen olabilir:
- baskın adenokarsinom komponenti,
- az miktarda skuamöz diferansiyasyon,
- morfolojik olarak henüz belirginleşmemiş bazal/skuamöz alt klon.
Özellikle küçük biyopsi, rezeksiyonun sınırlı örneklenmesi veya neoadjuvan tedavi sonrası materyal gerçek heterojeniteyi göstermeyebilir.
Metastazda bu alt klon baskın hâle gelebilir. Bu olasılık gerçek dönüşümden ayrı tutulmalıdır.
3. Basal-like/squamous program: İHK ve transkriptom düzeyindeki değişim
Bazı adenokarsinomlar p63/ΔNp63, KRT5, KRT14 ve KRT17 gibi bazal/skuamöz programları aktive edebilir.
Ancak:
Basal-like/squamous moleküler alt tip ≠ mikroskopik olarak saf SCC.
Özellikle pankreas ve mesane tümörlerinde bu ayrım kritiktir. [4,7]
4. İkinci primer SCC veya SCC taklitçisi
Aynı hastada bağımsız ikinci bir SCC gelişmiş olabilir. Ya da metastatik lezyon, başlangıçta SCC'ye benzeyen porokarsinom, NUTM1 ilişkili poroid karsinom veya başka bir tümör olabilir.
Klonal ilişkiyi göstermek ile dönüşümün mekanizmasını göstermek aynı şey değildir.
Akciğer adenokarsinomu: Tedavi sonrası skuamöz dönüşümün klasik örneği
EGFR-mutant akciğer adenokarsinomunda hedef tedavi sonrası gelişen direnç her zaman yalnız yeni bir mutasyonla açıklanmaz.
Bazı olgularda yeniden biyopsi:
- başlangıçta glandüler morfoloji, TTF-1/napsin A ekspresyonu;
- progresyonda skuamöz morfoloji, p40/CK5/6 ekspresyonu;
- her iki örnekte aynı kurucu EGFR değişikliği
gösterebilir.
Bu olgu grubu literatürde iyi tanımlanmıştır. EGFR-TKI yanında ALK-TKI ve KRAS G12C inhibitörleri sonrasında da skuamöz fenotip değişimleri bildirilmiştir; ancak bunlar bütün hastalarda beklenen bir direnç mekanizması değildir. [1]
2026'dan doğrudan metastaz örneği
2026'da bildirilen olguda:
- primer akciğer tümörü EGFR ekzon 19 delesyonlu adenokarsinom idi;
- hasta uzun süre osimertinib tedavisi aldı;
- sonrasında supraklaviküler lenf nodu biyopsisinde SCC izlendi;
- metastazda primerle aynı EGFR ekzon 19 delesyonu ve TP53 varyantı bulundu.
Bu bulgular ortak tümör kökenini destekledi ve ikinci bağımsız SCC yerine histolojik dönüşümü ön plana taşıdı. Yazarlar da moleküler uyumun dönüşümün evrimsel yolunu tek başına kesin kanıtlamadığını vurguladı. [2]
Patolog için ders
EGFR-mutant adenokarsinom öyküsü olan hastada sonradan p40-pozitif SCC bulunması, önceki EGFR mutasyonunu araştırmaya engel değildir; tam tersine iki örneği karşılaştırmak için bir fırsattır.
TTF-1 veya napsin A kaybı, eski akciğer adenokarsinomu kökenini tek başına dışlamaz. Yalnız plazma ctDNA analizi ise histolojik dönüşümü kanıtlayamaz; doku morfolojisi gerekir.
Pankreas duktal adenokarsinomu: Karaciğerde saf SCC metastazı
Bu konudaki en öğretici olgu sunumlarından biri Mano ve arkadaşlarının 2023 tarihli çalışmasıdır. [3]
66 yaşındaki erkek hastada:
- primer pankreas başı tümörü saf duktal adenokarsinom olarak değerlendirilmişti;
- üç yıl sonra karaciğerde bir kitle gelişti;
- biyopside ve sonrasında rezeksiyonda saf SCC morfolojisi vardı;
- pankreasın eski kesitleri yeniden incelendiğinde skuamöz komponent saptanmadı;
- primer ve karaciğer tümöründe aynı KRAS p.Q61R değişikliği gösterildi.
Böylece birbirinden çok farklı görünen iki tümör arasında moleküler ilişki desteklendi.
Önemli sınırlama: Bu vaka ortak köken için güçlü bir örnektir; ancak metastazdaki SCC fenotipinin tam olarak ne zaman ve nasıl ortaya çıktığını kanıtlamaz. Primerde çok küçük, örneklenmemiş bir alt klon olasılığı tümüyle dışlanamaz.
PDAC'nin basal-like/squamous programı ile karıştırmayalım
Pankreas adenokarsinomunun güncel moleküler alt tiplerinde:
- classical/progenitor: çoğu kez yüksek GATA6 ve glandüler-luminal program;
- basal-like/squamous: daha düşük GATA6, bazal keratin/p63 ilişkili program
tanımlanır. COMPASS çalışmasında basal-like ve classical tümörlerin klinik davranışı da farklı bulunmuştur. [4]
Fakat GATA6 düşük + CK5/6 pozitif PDAC otomatik olarak histolojik adenoskuamöz karsinom veya saf SCC değildir. Morfolojide gerçek skuamöz diferansiyasyon ayrıca gösterilmelidir.
Bir tümörün “squamous” transkriptomik alt tipte olması ile metastazının gerçek skuamöz hücreli karsinom görünümünde olması ayrı tanısal düzeylerdir.
Prostat asiner adenokarsinomu: PSA düşerken SCC metastazı gelişebilir
Autio ve McBride'ın 2022 olgusu özellikle çarpıcıdır. [5]
70 yaşındaki erkek hastada:
- primer tümör prostat adenokarsinomuydu;
- cerrahi ve radyoterapi sonrası metastatik hastalık gelişmişti;
- androjen deprivasyon tedavisi ve apalutamid altında PSA saptanamaz düzeye indi;
- buna rağmen T4 vertebrada progresyon izlendi;
- kemik biyopsisinde saf SCC saptandı;
- primer ve metastazda ortak TMPRSS2::ERG, TP53 ve FOXA1 değişiklikleri vardı.
Ortak moleküler profil prostat kökenini destekledi.
Bu olgunun verdiği önemli ders:
Metastatik lezyonda prostatın klasik luminal belirteçleri azalabilir veya kaybolabilir; serum PSA'nın düşük olması prostat kökenini kesinlikle dışlamaz.
Bu gibi bir metastazda PSA, PSAP, NKX3.1, AR ve PSMA yararlı olabilir; ancak tek bir negatif belirteçle köken dışlanmamalıdır.
Meme karsinomu: Metaplastik komponentin metastazda baskın olması
Memenin metaplastik karsinomları glandüler, skuamöz ve mezenkimal bileşenleri birlikte veya farklı oranlarda içerebilir.
Osako ve arkadaşlarının çalışmasında primer metaplastik karsinomun duktal, skuamöz ve sarkomatöz komponentleri arasındaki geçişler ve lenf nodu metastazlarındaki morfolojik farklılıklar tanımlanmıştır. İncelenen 13 pozitif lenf nodunun 7'sinde skuamöz komponent görülmüştür. [6]
Burada dikkat:
- Bu veri, metastazın primerden farklı bir histolojik komponentle baskınlaşabileceğini gösterir.
- Ancak primer tümörde zaten skuamöz komponent bulunduğundan, primerde tamamen yokken metastazda de novo dönüşüm geliştiğini tek başına kanıtlamaz.
Meme kökeni araştırılırken klinik öykü, eski lamlar, varsa DCIS, GATA3/TRPS1 ve moleküler profil bir arada yorumlanmalıdır. Metaplastik karsinomlarda klasik meme belirteçlerinin negatif kalabilmesi önemli bir tuzaktır.
Mesane ve ürotelyal karsinom: “Basal/squamous” her zaman SCC değildir
Ürotelyal karsinomda gerçek skuamöz diferansiyasyon yaygın bir varyant morfolojidir. Ancak ürotelyal karsinomun basal/squamous moleküler alt tipi, histolojik olarak saf SCC anlamına gelmez.
67 primer mesane tümörü–lenf nodu metastazı çiftinin karşılaştırıldığı çalışmada 12 çiftte moleküler alt tip uyumsuzluğu bildirilmiştir. Uyumsuzlukların önemli bölümü basal/squamous fenotiple ilgiliydi; çoğu örnekte yön primerde basal/squamous, metastazda daha luminal fenotip şeklindeydi. [7]
Dolayısıyla bu yayın “mesane metastazları sıklıkla yeni SCC'ye dönüşür” sonucunu desteklemez. Asıl gösterdiği şey:
Primer ve metastaz arasında diferansiyasyon programları değişebilir; bunun histolojik SCC dönüşümü olarak adlandırılması için daha fazla kanıt gerekir.
GATA3, uroplakin II, p40 ve CK5/6 paternleri de bu nedenle birlikte değerlendirilmelidir.
Özel tanısal tuzak: YAP1::NUTM1 pozitif porokarsinom metastazı SCC sanılabilir
Bu bölümde durum önceki örneklerden biraz farklıdır.
Primer porokarsinom skuamöz olmayabilir; ancak metastatik lezyon başlangıçta SCC veya NUT karsinomu olarak yorumlanabilir. Bu her zaman gerçek transdiferansiyasyon değil, poroid tümörün morfolojik/immünfenotipik taklit yeteneği olabilir.
2022: Primerde skuamöz komponent yok, metastaz biyopsisinde SCC tanısı
Tormo-Mainar ve arkadaşlarının olgusunda:
- primer kutanöz porokarsinomda skuamöz veya sarkomatoid diferansiyasyon bildirilmemişti;
- yıllar sonra bölgesel lenf nodu tutulumu gelişti;
- kor biyopsi başlangıçta orta diferansiye SCC olarak yorumlandı;
- primer ve metastazda kuvvetli nükleer NUT ekspresyonu ile YAP1 C-terminal ekspresyon kaybı görüldü;
- YAP1 yeniden düzenlenmesi FISH ile gösterildi.
Bu sonuçlar YAP1::NUTM1 ilişkili metastatik porokarsinom yorumunu destekledi. Burada raporlanan FISH bulgusunu tek başına füzyon partnerini doğrudan dizileyen bir RNA testiyle eş tutmamak gerekir. [8]
2023: Metastatik NUT karsinomu sanılan porokarsinom
Christensen ve Tuluc'un olgusunda boyun lenf nodundaki NUT-pozitif malignite başlangıçta primeri bilinmeyen metastatik NUT karsinomu olarak değerlendirilmişti. Daha sonra saçlı deride YAP1::NUTM1 ilişkili sarkomatoid porokarsinom saptandı. [9]
Bu vaka bize iki önemli şeyi söylüyor:
NUT pozitifliği = NUT karsinomu değildir.
NUTM1 füzyonunun partneri ve tümörün diferansiyasyon yönü birlikte değerlendirilmelidir.
YAP1::NUTM1, BRD4::NUTM1 ile aynı biyolojik bağlam değildir
Klasik NUT karsinomlarında sıklıkla BRD4::NUTM1 ve diğer NUTM1 partnerleri görülür. Poroma/porokarsinom spektrumunda ise YAP1::NUTM1 ve YAP1::MAML2 önemli tekrarlayan değişikliklerdir. [10,12]
2019 moleküler çalışmada:
- 104 poromanın 92'sinde,
- 11 porokarsinomun 7'sinde
YAP1 ilişkili füzyonlar saptanmıştır. Bunlar küçük ve seçilmiş serilerin oranlarıdır; bütün porokarsinomlar için sabit bir oran olarak kullanılmamalıdır. [10]
Morfolojide ne aramalıyız?
Skuamöz görünümlü metastazda poroid farklılaşma açısından:
- nispeten monoton poroid/bazaloid hücre toplulukları,
- solid adacıklar, lobüler veya anastomozlaşan kordonlar,
- küçük intrastoplazmik veya intersellüler duktal lümenler,
- ince kutiküler/luminal sınır,
- fokal açık hücreli veya skuamöz alanlar
yeniden araştırılmalıdır.
EMA ve CEA, özellikle duktal/luminal yapıları vurgulamak için değerli olabilir. Ancak tek başına EMA pozitifliği ekrin köken kanıtı değildir. Poroid tümörlerde p40/p63 ve yüksek molekül ağırlıklı keratinler sıklıkla pozitif olabilir. [12,13]
YAP1 C-terminal kaybı ne kadar güvenilir?
Russell-Goldman ve arkadaşlarının 2021 serisinde 12 porokarsinomun 7'sinde YAP1 C-terminal kaybı bildirilmiştir; bunların beşi aynı zamanda NUT pozitifti. [11]
Ancak sonradan önemli bir sınırlama ortaya kondu:
RB1 kayıplı bazı kötü diferansiye kutanöz SCC'lerde de YAP1 C-terminal boyanması kaybolabilir. Bu nedenle:
Yalnız YAP1 C-terminal negatifliği = YAP1 füzyonu değildir.
Gerektiğinde YAP1 N-terminal boyanması, RB1 ve en önemlisi RNA füzyon analizi ile doğrulama düşünülmelidir. [12]
2025: Baş-boyun ve tükürük bezinde primer poroid neoplaziler
10 olguluk yeni seride, kutanöz poroma/porokarsinom spektrumuna benzeyen baş-boyun yerleşimli primer poroid neoplaziler tanımlanmıştır. YAP1/WWTR1 ile MAML2/NUTM1 ilişkili füzyonlar bu grupta da görülebilir. [13]
Bu nedenle YAP1::NUTM1 pozitif baş-boyun lezyonunda yalnız iki seçenek yoktur:
- klasik NUT karsinomu,
- deriden metastatik porokarsinom.
Primer ekstrakutanöz poroid tümör olasılığı da anatomik bağlama göre değerlendirilmelidir.
SCC görünümünün kanıt düzeyini ayıralım
| Bulgu | Ne söyler? | Ne söylemez? |
|---|---|---|
| Keratinizasyon, intersellüler köprüler | Gerçek skuamöz morfolojiyi destekler | Primer organı belirlemez |
| Güçlü p40 / CK5/6 | Skuamöz/bazal diferansiyasyonu destekler | Tek başına saf SCC veya kutanöz köken kanıtı değildir |
| Önceki primere ait sürücü mutasyonun korunması | Ortak klonal kökeni destekler | Dönüşümün hangi mekanizmayla geliştiğini kanıtlamaz |
| Birden çok ortak somatik varyant / özgül füzyon | Klonal ilişki için daha kuvvetli delil sağlar | Örnekleme yanlılığını tamamen dışlamaz |
| NUT pozitifliği | NUTM1 ilişkili bir neoplazi olasılığını yükseltir | Füzyon partneri bilinmeden klasik NUT karsinomu tanısı koydurmaz |
| YAP1 C-terminal kaybı | YAP1 füzyonlu poroid tümörü düşündürebilir | RB1-deficient SCC gibi taklitçileri kesin dışlamaz |
Pratik tanısal algoritma: Metastaz SCC, bilinen primer SCC değilse
Adım 1 — Eski materyali gerçekten yeniden inceleyin
Önceki tanı yalnız rapor metninden okunmamalı. Mümkünse eski H&E lamları, temsil eden bloklar ve önceki İHK/moleküler sonuçlar gözden geçirilmeli.
Şu sorular önemli:
- Primer rezeksiyon mu, küçük biyopsi mi?
- Gerçek skuamöz alanlar yeterince örneklenmiş olabilir mi?
- Tedavi sonrası materyalde heterojenite veya seleksiyon olasılığı var mı?
- İkinci primeri düşündüren klinik ve radyolojik odak var mı?
Adım 2 — Morfolojik SCC mi, yalnız p40-pozitif karsinom mu?
Mümkünse:
- keratinizasyon,
- hücreler arası köprüler,
- gland/duktus kalıntıları,
- müsin,
- poroid mimari,
- tümörün keskin farklılaşma bölgeleri
ayrı ayrı değerlendirilmeli.
İHK fenotipi ile histolojik fenotipi aynı cümlede eşitlemeyin.
Adım 3 — Panele primer öyküsüne göre karar verin
| Bilinen veya olası primer | Metastazda düşünülebilecek yaklaşım |
|---|---|
| Akciğer adenokarsinomu | p40, CK5/6, TTF-1, napsin A; önceki EGFR/ALK/KRAS değişikliğiyle karşılaştırma |
| Pankreas adenokarsinomu | CK7, CK19, p40/CK5/6, gerekirse SMAD4; özellikle ortak KRAS ve başka somatik varyantların karşılaştırılması |
| Prostat adenokarsinomu | NKX3.1, PSA, PSAP, AR, PSMA; negatiflik durumunda önceki tümörle moleküler karşılaştırma |
| Meme karsinomu | GATA3, TRPS1 ve eski tümörün fenotipi; varsa metaplastik komponent ve in situ odak |
| Ürotelyal karsinom | GATA3, uroplakin II, p40, CK5/6; basal/squamous alt tip ile gerçek SCC ayrımı |
| Porokarsinom / poroid tümör | EMA, CEA ile duktal yapı; NUT, uygun YAP1 N-/C-terminal boyamaları ve RNA füzyon doğrulaması |
Not: Bu tablo sabit bir tarama paneli değildir; hastanın kliniğine, morfolojiye ve laboratuvarın doğruladığı antikorlara göre daraltılmalıdır. SMAD4 kaybı da GATA3 pozitifliği de tek başına organa özgü değildir.
Adım 4 — DNA/RNA NGS ile gerçekten neyi kanıtladığınızı tanımlayın
Klonal ilişkiyi destekleme gücü kabaca şöyle artar:
- tek bir yaygın hotspot mutasyonunun paylaşılması;
- birden çok, tercihen daha özgül somatik varyantın paylaşılması;
- aynı özgül füzyon, uyumlu kırılma noktası ve başka genomik özelliklerin paylaşılması.
İncelemede teknik tuzaklar da vardır:
- farklı panellerde kapsama alanı eşitsizliği,
- tümör yüzdesi ve varyant allel frekansı farkları,
- kopya sayısı değişiklikleri,
- RNA füzyon çağrılarında artefakt/çapraz kontaminasyon,
- IGV'de yetersiz veya tek yönlü okuma desteği.
Özellikle birden çok bağımsız çağırıcıyla desteklenen, uyumlu junction/breakpoint gösteren RNA füzyonu, morfolojik olarak uyuşmayan örnekleri ilişkilendirmek için güçlü olabilir. Bununla birlikte, yalnız aynı sık görülen füzyon çiftinin bulunması her zaman aynı özgül kırılma noktasının bulunduğu anlamına gelmez.
Moleküler benzerlik klonaliteyi destekler; histolojik dönüşümün zamanını ve yolunu tek başına tayin etmez.
Raporlamada kullanılabilecek iki farklı ifade
Klonal ilişki gösterilmiş, mekanizma belirsizse
Skuamöz diferansiyasyon gösteren metastatik karsinom.
Önceki [primer organ] karsinomu ile paylaşılan moleküler değişiklikler ortak klonal kökeni desteklemektedir. Primer örnekte skuamöz komponent gösterilmemiş olmakla birlikte, mevcut bulgular histolojik fenotip değişimiyle uyumludur. Gerçek skuamöz dönüşüm ile başlangıçta örneklenmemiş bir skuamöz alt klonun metastatik seçilimi yalnız mevcut materyalle kesin olarak ayrılamamaktadır.
Poroid tümör / NUTM1 ilişkili taklit düşünülüyorsa
Skuamöz görünüm sergileyen malign epitelyal neoplazi.
Morfoloji ve [duktal farklılaşma, NUT/YAP1 bulguları] poroid diferansiyasyon olasılığını gündeme getirmektedir. NUT pozitifliği tek başına klasik NUT karsinomu tanısı için yeterli değildir. Füzyon partnerinin RNA temelli moleküler analizle belirlenmesi, önceki kutanöz lezyonların gözden geçirilmesi ve klinik-radyolojik korelasyon önerilir.
Bu metinler örnek ifadelerdir; son tanı kanıt düzeyine göre özelleştirilmelidir.
En önemli tanısal tuzaklar
Tuzak 1 — “p40 pozitif, o hâlde primer SCC.”
p40, skuamöz/bazal fenotip açısından güçlü olabilir; ancak poroid ve bazı başka tümörlerde de pozitiflik görülebilir.
Tuzak 2 — “Metastaz TTF-1 veya PSA negatif, önceki primerle ilgisiz.”
Histolojik dönüşüm/dediferansiyasyon sırasında lineage markerları kaybolabilir.
Tuzak 3 — “İki tümörde aynı KRAS mutasyonu var; kesin transdiferansiyasyon.”
Ortak mutasyon klonaliteyi destekler. Dönüşüm ile örneklenmemiş komponent seçilimini tek başına ayıramaz.
Tuzak 4 — “NUT pozitif = NUT karsinomu.”
Özellikle YAP1::NUTM1 pozitif porokarsinom/poroid tümör unutulmamalıdır.
Tuzak 5 — “Basal-like/squamous moleküler alt tip = saf SCC histolojisi.”
PDAC ve ürotelyal karsinomda bu kavramlar farklı düzeyleri anlatır.
Tuzak 6 — “YAP1 C-terminal kaybı kesin YAP1 füzyonudur.”
RB1 ilişkili taklitçiler ve teknik farklılıklar düşünülmelidir.
Sonuç: Önce kökeni, sonra fenotipi, en son mekanizmayı konuşalım
Primerde skuamöz olmayan bir tümörün metastazında gerçek skuamöz morfoloji görülebilir. Özellikle:
- akciğer adenokarsinomunda tedavi sonrası histolojik dönüşüm,
- pankreas adenokarsinomunda saf SCC görünümündeki metastaz,
- prostat adenokarsinomunda tedavi sonrasında gelişen skuamöz kemik metastazı,
- metaplastik meme karsinomunda heterojen komponentlerin farklı metastatik dağılımı
bu konunun önemli örnekleridir.
Fakat YAP1::NUTM1 ilişkili porokarsinom, bambaşka bir ders verir: Metastaz aslında yanlışlıkla SCC veya NUT karsinomu sanılmış olabilir.
Patoloğun asıl sorusu “Bu metastaz SCC mi?” ile bitmemeli.
“Bu SCC fenotipli lezyon, hastanın daha önceki tümörüyle aynı klondan mı; gerçek histolojik dönüşüm mü, seçilmiş bir komponent mi, yoksa SCC taklitçisi mi?” sorusuyla devam etmeli.
Bu ayrım yalnız akademik değildir; primerin belirlenmesini, moleküler test yorumunu, hedef tedavi seçeneklerinin yeniden değerlendirilmesini ve klinik yönetimi etkileyebilir.
İlişkili blog yazıları
- GATA6, PDAC'nin classical/basal-like hücre kimliği ve squamous programı: Daha fazlasını oku
- FOSL1, hücre plastisitesi ve transkripsiyonel yeniden programlanma: Daha fazlasını oku
Kaynaklar
- Shiba-Ishii A, Takemura N, Kawai H, Matsubara D. Histologic transformation of non-small-cell lung cancer in response to tyrosine kinase inhibitors: current knowledge of genetic changes and molecular mechanisms. Cancer Science. 2024;115:2138–2146. DOI: 10.1111/cas.16192.
- Case Report: squamous transformation after long-term osimertinib in EGFR-mutant lung adenocarcinoma with retained EGFR/TP53 alterations. Frontiers in Oncology. 2026. DOI: 10.3389/fonc.2026.1911851.
- Mano Y, Sugimachi K, Shimagaki T, et al. Liver metastasis composed of pure squamous cell carcinoma component from pancreatic pure ductal adenocarcinoma: a case report. Surgical Case Reports. 2023;9:173. DOI: 10.1186/s40792-023-01755-z.
- O'Kane GM, et al. GATA6 expression distinguishes classical and basal-like subtypes in advanced pancreatic cancer. Clinical Cancer Research. 2020. Makale.
- Autio K, McBride S. Oligometastatic squamous cell transformation from metastatic prostate adenocarcinoma treated with systemic and focal therapy: a case report. Journal of Immunotherapy and Precision Oncology. 2022;5:79–83. DOI: 10.36401/JIPO-22-4.
- Osako T, Horii R, Ogiya A, et al. Histogenesis of metaplastic breast carcinoma and axillary nodal metastases. Pathology International. 2009;59:116–120. PubMed.
- Sjödahl G, Eriksson P, Lövgren K, et al. Discordant molecular subtype classification in the basal-squamous subtype of bladder tumors and matched lymph-node metastases. Modern Pathology. 2018;31:1869–1881. DOI: 10.1038/s41379-018-0096-5.
- Tormo-Mainar S, Vidal J, Salido M, et al. YAP1-NUTM1 gene fusion in eccrine porocarcinoma with late metastatic recurrence: a case report. Acta Dermato-Venereologica. 2022;102:adv00752. DOI: 10.2340/actadv.v102.2417.
- Christensen DJ, Tuluc M. Porocarcinoma with YAP1-NUTM1 fusion presenting as a NUT immunohistochemistry-positive lymph node metastasis. Journal of Cutaneous Pathology. 2023;50:410–414. DOI: 10.1111/cup.14413.
- Sekine S, Kiyono T, Ryo E, et al. Recurrent YAP1-MAML2 and YAP1-NUTM1 fusions in poroma and porocarcinoma. Journal of Clinical Investigation. 2019;129:3827–3832. DOI: 10.1172/JCI126185.
- Russell-Goldman E, Hornick JL, Hanna J. Utility of YAP1 and NUT immunohistochemistry in the diagnosis of porocarcinoma. Journal of Cutaneous Pathology. 2021;48:403–410. DOI: 10.1111/cup.13924.
- Kervarrec T, Pissaloux D, Tirode F, et al. Gene fusions in poroma, porocarcinoma and related adnexal skin tumours: an update. Histopathology. 2024;84:266–278. DOI: 10.1111/his.15023.
- Agaimy A, et al. Skin-analogue primary poroid neoplasms of the head and neck with YAP1/WWTR1::MAML2/NUTM1 fusions: clinicopathologic and genetic spectrum of a novel tumor family delineated in a series of 10 cases. Virchows Archiv. 2026;488:993–1004 (çevrimiçi yayın: 2025). DOI: 10.1007/s00428-025-04369-y.
Literatür ve tanısal yorumlar Ekim 2026 itibarıyla gözden geçirilmiştir. Tekil olgu bildirimlerindeki klonalite bulguları bütün tümör grupları için genel dönüşüm sıklığı olarak yorumlanmamalıdır.