Günün öne çıkan WHO 2026 mide karsinomu yazısı ayrı olarak ele alındı. Geri kalan literatür, yeni bir sınıflamadan çok örnekleme tercihlerinin, bütünleşik moleküler testlerin ve histolojik sonlanımların klinik karar üzerindeki etkisine odaklanıyor.
Tükürük bezi biyopsisinden CNS metilasyon profiline, radyoiyot yanıtından ESR1 test zamanlamasına uzanan çalışmalar; patoloğun yalnızca tanı koyan değil, örneği ve test sırasını yöneten rolünü öne çıkarıyor.
Tükürük bezi malignitelerinde kor biyopsi daha duyarlı
On çalışma ve 3.902 işlemi kapsayan meta-analizde ultrason eşliğinde kor iğne biyopsisinin malignite duyarlılığı yaklaşık %91, ince iğne aspirasyon sitolojisinin ise %60 bulundu. Özgüllük iki yöntemde de yaklaşık %97–98 düzeyindeydi.
Malignite kuşkusu yüksek lezyonlarda kor biyopsi, risk uyarlanmış yaklaşım içinde daha güçlü bir başlangıç seçeneği olabilir. Bulgular FNAC’nin tümüyle terk edilmesini değil; örnekleme yönteminin klinik kuşku, anatomik risk ve yerel deneyime göre seçilmesini destekliyor.
CNS tümörlerinde düşük sınıflandırıcı skoru otomatik başarısızlık değil
Ardışık 291 erişkin ve pediatrik CNS tümörünü kapsayan gerçek yaşam serisinde metilasyon profillemesi olguların yaklaşık %96’sında teknik olarak başarılıydı. Yüksek güvenli eşleşme oranı %70 iken, histoloji ve diğer moleküler bulgularla bütünleştirildiğinde klinik yarar %81’e ulaştı. Düşük güvenli sonuçların yarısından fazlası da bütünleşik değerlendirmede anlamlı bilgi sağladı.
En önemli pratik mesaj, metilasyon skorunu tek başına ikili bir karar eşiği gibi kullanmamak. Histomorfoloji, immünohistokimya ve genetik verilerle korelasyon hem sınıflama hem derece değişiklikleri açısından belirleyici; yanıltıcı sonuç oranı düşük olsa da sıfır değil.
Tiroid tümöründe radyoiyot yanıtını primer materyal öngörebilir
Metastatik veya nüks diferansiye tiroid karsinomlu 31 hastalık çalışmada yüksek riskli histoloji ile TPO, tiroglobulin ve sitoplazmik NIS ekspresyonunun birlikte değerlendirilmesi, iyot aviditesi ve tedavi yanıtını pT evresi veya incelenen mutasyonlardan daha iyi öngördü.
Bu sonuç, primer rezeksiyon materyalinin tedavi planlamasında yeniden değerlendirilmesine kapı açıyor. Ancak küçük örneklem nedeniyle söz konusu immünohistokimyasal yaklaşım rutin bir karar algoritması olarak benimsenmeden önce doğrulanmalı.
ESR1 testindeki gecikme hedefli tedavi fırsatını daraltabilir
ER-pozitif/HER2-negatif metastatik meme kanserine ait gerçek yaşam verilerinde ESR1 test oranları önerilen düzeyin altında kaldı. Mutasyon pozitifliği ikinci basamakta yaklaşık %30’a, üçüncü basamakta %40’a yükselirken ilk basamak testlerinin çoğu dokudan yapıldı.
Endokrin tedavi baskısı altında gelişebilen ESR1 değişiklikleri için eski primer tümör bloğuna dayanmak yeterli olmayabilir. Çalışma, nüks ve her progresyonda yeniden değerlendirmeyi ve dolaşımdaki tümör DNA’sının daha duyarlı olabileceği durumlarda kan temelli testi destekliyor.
NRAS/IDH1 çift mutasyonlu melanositik tümörlerde spektrum yaklaşımı
On altı tümörlük seride yedi lezyon melanositom, dokuzu melanom olarak sınıflandırıldı. Melanositomlarda bifazik morfoloji, düşük Ki-67, PRAME negatifliği, korunmuş p16 ve az sayıda kopya değişikliği görülürken; melanomlarda yüksek dereceli sitoloji, artmış genomik yük, TERT promotör değişikliği ve bazı olgularda CDKN2A/9p21 kaybı öne çıktı.
Bulgular, aynı NRAS Q61/IDH1 R132C genotipinin benign-intermediyer ve malign uçları bulunan bir spektrumu tanımlayabileceğini düşündürüyor. Olgu sayısı ve izlem süresi sınırlı olduğundan genotip tek başına malignite ölçütü olarak kullanılmamalı.
MASH çalışmalarında noninvaziv testler biyopsinin yerini henüz almıyor
Otuz beş randomize çalışma ve üç ikincil analizi kapsayan Bayesçi meta-analizde karaciğer yağ miktarı ve sertlik değişimleri bazı histolojik yanıtlarla ilişkiliydi; ancak çalışma düzeyinde histolojik iyileşmenin güvenilir vekil sonlanımı olduklarına dair kanıt zayıf ve belirsizdi.
Bu nedenle noninvaziv testlerde düzelme, özellikle klinik araştırmalarda doğrudan histolojik yanıt olarak yorumlanmamalı. Karaciğer biyopsisi şimdilik ilaç etkinliğini değerlendiren kritik referans konumunu koruyor.
Jinekolojik patolojide iki örnekleme mesajı
Yeni bir uzman konsensusu, jinekolojik neoplazilerde intraoperatif peritoneal sıvı ve yıkama sitolojisinin standardizasyonunu ele alıyor. PubMed kaydında özet bulunmadığından önerilen örnek hazırlama, raporlama ve pozitiflik ölçütleri hakkında başlıktan öte çıkarım yapılmamalı; uygulama değişikliği öncesinde tam metin görülmeli.
Fransız serviks kanseri kılavuz grubu derlemesi ise erken evre hastalıkta evreleme konizasyonunun tümör boyutu, stromal invazyon derinliği, cerrahi sınırlar ve lenfovasküler alan invazyonunu doğrudan değerlendirdiğini vurguluyor. Nüks azalmasına ilişkin veriler ağırlıkla retrospektif ve genel sağkalım etkisi belirsiz; buna rağmen konizasyon materyalinin eksiksiz örneklenmesi tedavi seçimi açısından yüksek önem taşıyor.
Kaynaklar
- Kor biyopsi–FNAC meta-analizi. PMID: 42706936. PubMed
- CNS tümörlerinde metilasyon profillemesi. PMID: 42709194. PubMed
- Tiroid karsinomunda radyoiyot yanıtı. PMID: 42708930. PubMed
- Gerçek yaşamda ESR1 testi. PMID: 42709321. PubMed
- NRAS/IDH1 çift mutasyonlu melanositik tümörler. PMID: 42710739. PubMed
- MASH’ta noninvaziv testler ve histolojik yanıt. PMID: 42710769. PubMed
- Peritoneal sıvı/yıkama sitolojisi uzman konsensusu. PMID: 42706107. PubMed
- Erken serviks kanserinde evreleme konizasyonu. PMID: 42710711. PubMed