Günün öne çıkan rabdomyosarkom çalışması ayrı yazıda ele alındı. O yayın invaziv bir evreleme işlemini azaltma potansiyeli taşırken, aşağıdaki çalışmalar daha çok tümör yatkınlığının tanınması, tedavi yanıtının morfolojik ölçümü ve yeni moleküler risk araçları üzerinde duruyor.
Kalıtsal RCC ve paragangliomada klasik fenotipin dışına taşan genetik bulgular; immünoterapi sonrası nefrektomide regresyonun prognostik değeri; büyük B-hücreli lenfomada erken cfDNA sınıflandırması ve rektal müsinöz adenokarsinomda nodal regresyonun raporlanması günün diğer pratik sinyalleriydi.
Kalıtsal RCC: klinik kriterler taşıyıcıların önemli bölümünü kaçırıyor
Paired tümör-normal dizileme yapılan 32.728 kanser hastasında, kalıtsal RCC sendromu oluşturan germline patojenik varyantlar 109 kişide ve RCC olgularının %3,6’sında bulundu. Taşıyıcıların yalnız yaklaşık %62’si ilgili sendromun klinik kriterlerini karşılıyordu; çoğu testten önce tanı almamıştı.
Çalışma ayrıca FLCN ile kolorektal kanser ilişkisini bağımsız bir kohortta doğrularken, BAP1-hepatobiliyer tümör ilişkisini olası fakat sayısal olarak sınırlı buldu. FH K477dup için RCC riski gösterilmedi; MITF E318K kanıtı da zayıftı.
Patolojiye etkisi: Sendrom düşündüren morfoloji ve immünohistokimya, yaş veya aile öyküsü klasik kalıplara uymasa bile germline değerlendirmeyi tetikleyebilir. Buna karşılık varyant adı tek başına risk varsayımı için yeterli değildir.
Paragangliomada panel, SDHB immünohistokimyası ve seçici geniş dizileme
Yüz on adrenal veya ekstraadrenal paragangliomadan oluşan seride kapsamlı germline paneli hastaların yaklaşık %28’inde patojenik/olası patojenik varyant saptadı. Panel sonucu açıklayıcı olmayan, SDH-defisiyent yedi tümörün altısında tüm genom dizilemesi tanısal varyant buldu; optik genom haritalama ise karmaşık bir SDHA yapısal varyantını çözdü.
Patolojiye etkisi: Bulgular, tümörde SDHB immünohistokimyasıyla desteklenen geniş germline panelini ilk basamak; tüm genom dizilemesi ve yapısal varyant analizini seçilmiş çözümsüz olgular için ikinci basamak olarak konumlandırıyor. Altı/yedi oranı oldukça seçilmiş küçük bir alt gruba aittir ve genel tanısal verim gibi okunmamalıdır.
İmmünoterapi sonrası RCC’de “regresyon” ölçülebilir bir sonlanım olabilir
İmmün kontrol noktası inhibitörü içeren tedaviden sonra nefrektomi yapılan 99 RCC hastasında, santral patoloji incelemesiyle belirlenen regresyon miktarı sonraki sistemik tedaviye kadar geçen daha uzun süreyle ilişkiliydi. Hiposelülarite, fibrozis ve immün infiltrasyonu kullanan derin öğrenme ölçümleri patolog değerlendirmesiyle uyumlu sonuç verdi. Koagülatif tümör nekrozu ise olumsuz sonuçlarla ilişkisini korudu.
Patolojiye etkisi: Canlı tümör, tedaviye bağlı hiposelüler fibrotik regresyon ve koagülatif nekrozun birbirinden ayrılması önem kazanıyor. Ancak çalışma retrospektif ve tek program deneyimine dayanıyor; henüz standartlaştırılmış bir RCC regresyon skoru veya zorunlu rapor öğesi oluşturmuyor.
Büyük B-hücreli lenfomada birinci kür sonrası cfDNA riski
Yüz doksan hastada, ilk tedavi küründen sonra alınan plazmanın sığ tüm genom dizilemesiyle genomik ve fragmentomik özellikleri birleştiren ACT skoru geliştirildi. ACT-pozitif hastalarda iki yıllık progresyonsuz seyir yaklaşık %29, ACT-negatiflerde %83; genel sağkalım ise sırasıyla yaklaşık %47 ve %93’tü. Model, Uluslararası Prognostik İndeks’ten bağımsız bilgi sağladı ve tümör dokusu, germline kontrolü veya başlangıç plazması gerektirmedi.
Patolojiye etkisi: Dokuya bağımlı olmayan, erken ve teknik olarak ölçeklenebilir bir risk aracı adayıdır. Tedavi yoğunluğunu değiştiren bir test haline gelmesi için prospektif ve tedavi yönlendirmeli doğrulama gerekir.
Rektal müsinöz adenokarsinomda lenf nodu yanıtı ypN’den fazlasını söylüyor
Neoadjuvan kemoradyoterapi uygulanmış 159 rektal müsinöz adenokarsinomda toplam lenf nodu regresyon skoru, apikal nod metastazı ve perinöral invazyon hastalıksız sağkalımın bağımsız göstergeleriydi. Bu değişkenleri içeren model, geleneksel ypN sınıflamasından daha iyi ayrım sağladı.
Patolojiye etkisi: Lenf nodunda tedavi yanıtının varlığı ve en yüksek metastatik nodal istasyonun raporda belirtilmesi yararlı olabilir. Bununla birlikte öneri tek merkezli retrospektif bir seriye dayanıyor; skorun rutin kullanımdan önce dış doğrulamaya ve gözlemciler arası tekrarlanabilirlik verisine ihtiyacı var.
Kaynaklar
- Hereditary renal cell carcinoma syndromes — PMID: 42635527
- Comprehensive genomic analysis in paragangliomas — PMID: 42635851
- Pathologic response after immune checkpoint blockade in RCC — PMID: 42637010
- Cell-free DNA ACT score in large B-cell lymphoma — PMID: 42636799
- Lymph-node regression in rectal mucinous adenocarcinoma — PMID: 42635787