Tanısal Yaklaşım

Biliyer Nöroendokrin tÜMÖRLER

Yaklaşık 12 dakika

Biliyer sistem nöroendokrin neoplazileri patologların çok sık karşılaşmadığı, ancak karşılaşıldığında önemli tanısal sorunlar oluşturan tümörlerdir.

Bu grupta ilk ayrım:

iyi diferansiye nöroendokrin tümör (NET)

ile

kötü diferansiye nöroendokrin karsinom (NEC)

arasındadır.

Bu iki grup yalnız proliferasyon hızları farklı olan aynı tümör değildir.

Morfolojileri, moleküler özellikleri, biyolojik davranışları ve tedavi yaklaşımları belirgin olarak farklıdır.

Buna bir de adenokarsinom ve nöroendokrin komponentlerin birlikte bulunduğu:

mixed neuroendocrine–non-neuroendocrine neoplasm (MiNEN)

grubu eklenir.

2026'da yayımlanan 42 olguluk biliyer NEC çalışması ise bu sınıflamaya yeni bir katman ekliyor:

ASCL1, NEUROD1, POU2F3 ve null fenotipleri.

Özellikle POU2F3 grubunda klasik nöroendokrin belirteçlerin tamamen kaybolabilmesi, günlük tanısal pratiği doğrudan ilgilendiren önemli bir gözlem.


Biliyer nöroendokrin neoplaziler gerçekten ne kadar nadir?

Evet, gerçekten nadirdir.

Biliyer sistem NEN'leri tüm nöroendokrin neoplazilerin çok küçük bir bölümünü oluşturur.

Literatürde bildirilen başlıca primer bölgeler:

  • safra kesesi,
  • ekstrahepatik safra yolları,
  • intrahepatik safra yolları,
  • Vater ampullasıdır.

Ancak bu bölgeler arasında tümör spektrumu aynı değildir.

Safra kesesinde yüksek dereceli NEC ve MiNEN daha dikkat çekici iken, ekstrahepatik safra yolları ve ampullada iyi diferansiye NET'ler de görülür.

İntrahepatik safra yolu primerleri ise özellikle nadirdir.


İntrahepatik NET/NEC neden ayrı bir problem?

Çünkü:

Karaciğer, nöroendokrin tümörlerin en sık metastaz yaptığı organlardan biridir.

Bu nedenle karaciğer biyopsisinde:

  • trabeküler,
  • organoid,
  • nested

bir tümör ve kuvvetli nöroendokrin fenotip görüldüğünde ilk soru:

“Primer hepatik/intrahepatik NET mi?”

olmamalıdır.

Daha doğru ilk soru:

“Primer nerede?”

olmalıdır.

Pankreas, ince barsak, mide, duodenum, akciğer ve diğer nöroendokrin primerler klinik-radyolojik olarak araştırılmadan:

primer hepatik NET

tanısı koymak son derece güçtür.


O halde primer intrahepatik biliyer NET gerçekten var mı?

Var.

Son yıllarda:

  • intrahepatik safra kanalında,
  • hepatik duktus çevresinde,
  • intraduktal büyüme gösteren

iyi diferansiye NET'ler moleküler/radyolojik değerlendirmeyle birlikte bildirilmiştir.

Bazı olgularda:

  • safra kanalı duvarı veya submukozasıyla belirgin ilişki,
  • intraduktal komponent,
  • distal kanal dilatasyonu

primer biliyer kökeni destekleyebilir.

Fakat tüm vücut incelemesinde başka bir primerin bulunmaması hâlâ kritik önemdedir.

Bu yüzden:

Primer intrahepatik NET gerçek ama tanısı büyük ölçüde dışlama tanısıdır.


Yeni 42 olguluk NEC çalışması neden önemli?

2026 yılında yayımlanan çalışmada toplam:

42 biliyer trakt NEC

incelendi.

Primer bölgeler:

Bölge Olgu
Safra kesesi 23
İntrahepatik safra yolu 8
Ekstrahepatik safra yolu 6
Vater ampullası 5

Bu dağılımda intrahepatik 8 olgu bulunması dikkat çekicidir.

Ancak bu:

intrahepatik NEC'nin sık olduğu

anlamına gelmez.

Çalışma zaten nadir biliyer NEC'leri özellikle toplayan bir referans serisidir.

Rezeksiyon yapılan hastalar üzerinden değerlendirildiğinde anatomik bölgelere göre NEC sıklığının yaklaşık:

%0,5–2,8

aralığında olduğu görülmüştür.

Yani mesaj:

İntrahepatik biliyer NEC vardır ve gözden kaçmamalıdır; fakat hâlâ çok nadirdir.


NET ile NEC'yi birbirinden ayırmak temel adımdır

İyi diferansiye NET

Morfolojik olarak:

  • organoid/nested büyüme,
  • trabeküler yapı,
  • rozetler,
  • monoton hücreler,
  • ince granüler “salt-and-pepper” kromatin

beklenir.

Çoğu olguda:

  • synaptophysin,
  • chromogranin A,
  • INSM1

belirgindir.

Ki-67 ve mitotik aktivite grading açısından kullanılır.


NEC ise farklı bir biyolojidir

Biliyer NEC:

yüksek dereceli, kötü diferansiye nöroendokrin karsinomdur.

Başlıca iki morfolojik patern:

  • small cell NEC,
  • large cell NEC

şeklindedir.

Morfolojide:

  • yüksek nükleus/sitoplazma oranı,
  • belirgin mitotik aktivite,
  • apoptotik debris,
  • geniş nekroz,
  • solid/organoid büyüme,
  • crush artefaktı

görülebilir.

Large cell NEC'de:

  • daha iri hücreler,
  • veziküler kromatin,
  • belirgin nükleoller

bulunabilir.


Yüksek Ki-67 tek başına NEC yapmaz

Bu önemli bir kavramsal ayrımdır.

NET G3 ile NEC aynı şey değildir.

NET G3:

  • morfolojik olarak iyi diferansiyedir,
  • fakat proliferasyon yüksektir.

NEC:

  • morfolojik olarak kötü diferansiyedir,
  • intrinsik olarak yüksek derecelidir.

Dolayısıyla yalnız Ki-67 oranına bakarak:

“yüksek → NEC”

şeklinde sınıflama yapılmamalıdır.


Biliyer NEC'lerin önemli bölümü “saf” NEC olmayabilir

Yeni çalışmanın en dikkat çekici gözlemlerinden biri budur.

Rezeksiyon yapılan olguların çoğunda:

adenokarsinom + NEC

birlikteliği vardı.

Başka bir deyişle önemli bölümü:

MiNEN

spektrumundaydı.

Bu bulgu biliyer NEC'nin patogenezi açısından da ilginçtir.

Çünkü yüksek dereceli nöroendokrin komponentin:

ayrı bir nöroendokrin hücreden bağımsız olarak ortaya çıkmasından ziyade biliyer epitelyal neoplazinin nöroendokrin diferansiyasyon kazanması

olasılığını destekleyen bir model oluşturabilir.

Bu henüz tüm biliyer NEC'ler için kanıtlanmış tek patogenetik mekanizma değildir.


IPNB bağlantısı da dikkat çekici

Yeni seride dört NEC:

intraductal papillary neoplasm of the bile duct (IPNB)

ile ilişkiliydi.

Bu bulgu da biliyer prekürsör lezyonlardan:

adenokarsinom ve nöroendokrin karsinom yönünde divergent diferansiyasyon

gelişebileceğini düşündüren önemli bir gözlemdir.

Dolayısıyla biliyer NEC'yi yalnız:

“saf bir nöroendokrin tümör”

olarak düşünmek her zaman doğru olmayabilir.


MiNEN'de %30 kuralının biyolojik sınırı

MiNEN sınıflamasında geleneksel olarak iki morfolojik komponentin de tümörün yaklaşık:

%30 veya fazlasını

oluşturması beklenir.

Bu eşik sınıflandırma açısından kullanışlıdır.

Ancak biyolojik bir duvar değildir.

Yeni biliyer NEC çalışması bunu güzel gösteriyor.

Primer tümörde NEC komponenti sınırlı olsa bile:

metastazlar ağırlıklı veya tamamen NEC komponentinden oluşabiliyordu.

Dolayısıyla:

Primerde küçük görünen NEC komponenti klinik açıdan önemsiz değildir.


Patolog açısından bunun en önemli sonucu: Örnekleme

Biliyer tümörlerde:

  • farklı görünümdeki solid alanlar,
  • nekrotik alanların çevresi,
  • adenokarsinomdan morfolojik olarak ayrılan bölgeler

özellikle değerlendirilmelidir.

Çünkü bir tümörün büyük kısmı adenokarsinom iken:

küçük ama biyolojik olarak daha agresif NEC klonu

metastatik hastalığın temelini oluşturabilir.


2026 çalışmasının asıl yeniliği: Dört NEC fenotipi

Biliyer NEC'ler üç transkripsiyon faktörü kullanılarak dört gruba ayrıldı:

ASCL1

NEUROD1

POU2F3

null

Bu yaklaşım akciğer small cell carcinoma biyolojisinde geliştirilen moleküler alt tip kavramlarını biliyer NEC'lere taşımaktadır.

Ancak biliyer sistemde bu yaklaşım:

henüz rutin sınıflamanın zorunlu bir parçası değildir.


Alt tiplerin dağılımı

42 biliyer NEC'de yaklaşık dağılım:

Alt tip Oran
ASCL1 %21
NEUROD1 %40
POU2F3 %26
Null %12

En sık grup:

NEUROD1

fenotipiydi.

Bu dağılım tümörün anatomik yerleşimine göre de değişiyordu.


ASCL1 tipi

ASCL1:

klasik nöroendokrin diferansiyasyonun önemli transkripsiyon faktörlerinden biridir.

ASCL1-dominant tümörlerde nöroendokrin program genellikle daha belirgindir.

Bu nedenle klasik:

  • chromogranin,
  • synaptophysin,
  • INSM1

ekspresyonu ile uyum gösterebilir.

Ancak bu korelasyon mutlak değildir.


NEUROD1 tipi

Çalışmada en sık görülen fenotip:

NEUROD1 tipi

idi.

Bu grup ayrıca:

rezektabl hastalıkla daha sık ilişkiliydi.

Ancak 42 olguluk retrospektif bir seri üzerinden:

NEUROD1 = iyi prognoz

gibi kesin bir sonuca ulaşmak için henüz erkendir.


POU2F3 tipi neden çok önemli?

Patolog açısından çalışmanın en çarpıcı bölümü burasıdır.

POU2F3:

tuft-cell ilişkili transkripsiyonel programı

işaretleyen bir proteindir.

POU2F3 tipi NEC'lerde klasik nöroendokrin fenotip zayıflayabilir.

Yeni biliyer NEC serisinde bazı POU2F3 tipi tümörlerde:

  • chromogranin A negatif,
  • synaptophysin negatif,
  • INSM1 negatif

idi.

Yani:

üç klasik nöroendokrin markerın üçü birden negatif olabiliyor.


Bu durum neden çok önemli?

Çünkü günlük pratiğin klasik algoritması:

Morfoloji NEC düşündürüyor

Synaptophysin + chromogranin + INSM1

Hepsi negatif

“NEC değil”

şeklinde ilerlerse:

POU2F3 tipi NEC kaçabilir.

Yeni çalışma bu refleksi sorgulatıyor.

Daha doğru yaklaşım:

Morfoloji güçlü biçimde NEC düşündürüyorsa klasik nöroendokrin panelinin negatif olması tanıyı otomatik olarak kapatmamalıdır.


POU2F3 tipi nerede daha sık?

Yeni çalışmada POU2F3 fenotipi özellikle:

safra kesesi NEC'lerinde

zengindi.

Safra kesesi NEC'lerinin yaklaşık %39'u bu gruptaydı.

Ayrıca POU2F3 tipi:

inoperabl hastalıkla daha sık ilişkiliydi.

Bu gözlem ilginç olmakla birlikte henüz klinik karar vermek için yeterli doğrulama yoktur.


“Null” ne demek?

Null grup:

ASCL1, NEUROD1 ve POU2F3 ile tanımlanan üç transkripsiyonel programa uymayan NEC'leri

ifade etmektedir.

Bu:

chromogranin/synaptophysin/INSM1 negatifliğiyle aynı kavram değildir.

Null terimi burada kullanılan moleküler alt tip belirteçlerine ilişkindir.

Bu ayrım önemli.


Null fenotip neden dikkat çekiyor?

Çalışmada null grup:

hastalığa özgü sağkalım açısından bağımsız kötü prognostik faktör

olarak bulundu.

Bildirilen hazard ratio yaklaşık:

3,5

idi.

Yani ASCL1/NEUROD1/POU2F3 alt tiplemesinin yalnız biyolojik değil:

prognostik bilgi

taşıma potansiyeli de var.

Ancak yalnız beş kadar null olgunun bulunduğu böylesine nadir bir hastalıkta:

bağımsız serilerde doğrulama şarttır.


POU2F3-negatif nöroendokrin panel tuzağında ne düşünülmeli?

Yüksek dereceli biliyer tümörde:

  • solid büyüme,
  • küçük veya orta boy monomorf hücreler,
  • yaygın nekroz,
  • çok yüksek mitotik aktivite,
  • apoptosis/crush artefaktı

var fakat:

  • chromogranin,
  • synaptophysin,
  • INSM1

negatifse tanı bitmiş değildir.

Ayırıcı tanı geniş tutulmalıdır:

  • poorly differentiated adenocarcinoma,
  • solid/sarcomatoid biliary carcinoma,
  • lymphoma,
  • metastatik small cell carcinoma,
  • diğer küçük yuvarlak hücreli maligniteler,
  • POU2F3 tipi NEC.

Bu bağlamda:

POU2F3, ASCL1 ve NEUROD1

seçilmiş olgularda faydalı olabilir.

Ancak bugün için:

her biliyer NEC'de rutin uygulanması gereken doğrulanmış bir panel değildir.


Primer biliyer NEC mi, metastaz mı?

Bu soru özellikle intrahepatik tümörde kritik.

Karaciğerde NEC görülmesi:

primer intrahepatik biliyer NEC'den çok metastaz olasılığını

akla getirmelidir.

Ayırıcı tanıda özellikle:

  • akciğer,
  • pankreas,
  • gastrointestinal sistem

primerleri araştırılmalıdır.

TTF1 burada tek başına güvenilir bir primer belirleyici değildir; ekstrapulmoner NEC'lerde de ekspresyon görülebilir.

Bu nedenle:

“TTF1 pozitif = akciğer”

şeklindeki yaklaşım NEC'lerde güvenli değildir.

Primer yerleşim:

  • klinik,
  • radyoloji,
  • tümörün safra kanalıyla ilişkisi,
  • eşlik eden biliyer adenokarsinom veya prekürsör lezyon

ile birlikte değerlendirilmelidir.


İntrahepatik NEC lehine en güçlü morfolojik bağlam nedir?

Özellikle değerli bulgular:

Safra yolu mukozası/intraduktal komponent ile devamlılık

veya

aynı tümörde biliyer adenokarsinom komponenti

veya

IPNB gibi biliyer prekürsör lezyonla ilişki

dir.

Bunlar:

primer biliyer köken lehine

güçlü bağlamsal kanıt sağlar.


Well-differentiated intrahepatik NET ise daha zor

Safra kanalında küçük, iyi diferansiye NET:

  • organoid,
  • trabeküler,
  • chromogranin/synaptophysin güçlü

olabilir.

Fakat karaciğerde aynı morfoloji:

ileal veya pankreatik NET metastazında çok daha sık görülür.

Bu nedenle iyi diferansiye karaciğer NET'inde:

“primer intrahepatik” iddiası NEC'den bile daha dikkatli yapılmalıdır.

Başka primerin klinik ve fonksiyonel görüntülemeyle dışlanması önemlidir.


NET ve NEC aynı biyolojik spektrum mudur?

Genellikle hayır.

Modern nöroendokrin sınıflamanın temel noktası:

NET ile NEC'nin farklı biyolojik yolları temsil etmesidir.

NET:

  • iyi diferansiye,
  • genellikle daha yavaş seyirli,
  • somatostatin reseptör ekspresyonu daha belirgin olabilen

bir tümördür.

NEC:

  • kötü diferansiye,
  • genomik olarak daha instabil,
  • çok yüksek proliferasyonlu,
  • hızlı metastaz yapan

bir karsinomdur.

Bu nedenle:

“NET G1 → G2 → G3 → NEC”

şeklinde zorunlu lineer bir progresyon modeli doğru değildir.


Safra kesesi özellikle farklı olabilir

Biliyer NEN'ler tek bir grup değildir.

Safra kesesinde:

NEC ve MiNEN fenotipi

iyi diferansiye NET'e göre daha dikkat çekicidir.

Yeni çalışmada:

  • olguların yarıdan fazlası safra kesesi kökenliydi,
  • POU2F3 fenotipi safra kesesinde zenginleşmişti.

Bu durum safra kesesi NEC'nin:

kendine özgü bir moleküler dağılıma sahip olabileceğini

düşündürmektedir.


Metastaz neden primerden farklı görünebilir?

MiNEN'de önemli bir fenomen:

component selection

dır.

Primer tümörde:

  • %70 adenokarsinom,
  • %30 NEC

bulunması metastazın aynı oranları koruyacağı anlamına gelmez.

Yeni çalışmada metastazların çoğunlukla:

NEC komponentinden

oluştuğu görüldü.

Bu biyolojik olarak mantıklıdır:

daha agresif klon metastatik süreçte seçilir.

Bu nedenle metastatik biyopside yalnız NEC görülmesi:

primer tümörün de saf NEC olduğu anlamına gelmez.


Küçük biyopside en önemli problem

ERCP biyopsisi veya küçük karaciğer core biyopsisinde:

  • NEC komponenti örneklenebilir,
  • adenokarsinom komponenti hiç gelmeyebilir.

Tersi de mümkündür.

Bu nedenle biliyer tümörlerde:

küçük biyopsinin tümörün bütününü temsil etmeyebileceği

özellikle MiNEN açısından unutulmamalıdır.

Rezeksiyonda kapsamlı örnekleme bazen tanıyı tamamen değiştirir.


Patolog için kısa tanısal çerçeve

Morfoloji İlk düşünce Önemli nokta
Organoid/trabeküler, monoton Well-differentiated NET Primer karaciğer mi metastaz mı?
Small cell + nekroz + yüksek mitoz NEC Small cell morphology
Large cell + organoid + nekroz Large cell NEC Yüksek dereceli morfoloji
Adenokarsinom + NEC MiNEN Komponentlerin dağılımı heterojen olabilir
NEC morfolojisi + klasik NE markerlar negatif POU2F3 tipi dahil NEC otomatik dışlanmamalı
İntrahepatik NET Önce metastaz Primer biliyer köken kanıtlanmalı
İntraduktal biliyer lezyon + NEC Primer biliyer NEC olası IPNB/adenokarsinom ilişkisi araştırılmalı

2026 çalışmasının patolog için beş önemli mesajı

1. Biliyer NEC moleküler olarak heterojendir

Tek tip bir small-cell benzeri hastalık değildir.

ASCL1, NEUROD1, POU2F3 ve null grupları tanımlanabilir.


2. POU2F3 en önemli tanısal tuzağı oluşturuyor

Chromogranin + synaptophysin + INSM1 üçlü negatifliği NEC'yi tamamen dışlamayabilir.


3. Safra kesesi NEC biyolojisi farklı olabilir

POU2F3 tipi bu lokalizasyonda daha fazla görülmektedir.


4. Primerde küçük NEC komponenti metastazda dominant hale gelebilir

MiNEN'in yalnız primer tümördeki yüzde üzerinden değerlendirilmesi biyolojiyi tam yansıtmayabilir.


5. Null fenotip prognostik olabilir

Ancak bu yeni bir gözlemdir.

Bugün için rutin klinik risk sınıflaması olarak kullanılmadan önce doğrulanması gerekir.


“İntrahepatik gerçekten nadir mi?” sorusunun kısa cevabı

Evet.

Fakat üç farklı kavram birbirine karıştırılmamalıdır.

Karaciğerde NET

Hiç nadir değil:

çoğu metastazdır.

Primer intrahepatik biliyer NET

Çok nadirdir.

Bugün bile literatür önemli ölçüde tek olgular ve küçük seriler üzerinden ilerlemektedir.

Primer intrahepatik biliyer NEC

Çok nadirdir ama gerçek bir antitedir.

Yeni 42 olguluk seride 8 intrahepatik olgunun bulunması, bu tümörün yalnız teorik veya birkaç vaka ile sınırlı olmadığını gösteriyor.

Ancak bu seçilmiş serideki oran:

popülasyon insidansı olarak yorumlanmamalıdır.


En önemli kavramsal değişiklik

Biliyer NEC'yi artık yalnız:

“chromogranin/synaptophysin pozitif küçük hücreli bir tümör”

olarak tanımlamak yeterli görünmüyor.

Yeni biyoloji bize:

aynı morfolojik NEC şemsiyesi altında farklı transkripsiyonel programların bulunduğunu

gösteriyor.

Bunların en dikkat çekeni POU2F3.

Çünkü:

Bir tümör morfolojik olarak nöroendokrin karsinom gibi davranabilir fakat klasik nöroendokrin proteinlerini kaybetmiş olabilir.

Bu durum nöroendokrin diferansiyasyonu:

yalnız üç IHK markerının toplamından ibaret görmemenin

iyi bir örneğidir.


Sonuç

Biliyer nöroendokrin neoplaziler:

nadir ama tek tip olmayan

bir tümör grubudur.

Tanıda üç ayrım özellikle önemlidir:

NET mi, NEC mi?

Saf mı, MiNEN mi?

Primer biliyer mi, metastatik mi?

İntrahepatik yerleşimde üçüncü soru en kritik olanıdır.

Yeni moleküler çalışma ise buna dördüncü soruyu ekliyor:

Bu NEC hangi transkripsiyonel programı kullanıyor?

ASCL1, NEUROD1 ve özellikle POU2F3 alt tipleri şu anda daha çok araştırma düzeyinde olsa da POU2F3 grubunun ortaya çıkardığı tanısal ders şimdiden günlük pratiğe uygulanabilir:

Uygun yüksek dereceli NEC morfolojisinde klasik nöroendokrin markerların negatifliği, NEC olasılığını tek başına kapatmamalıdır.

Ve intrahepatik tümör için son hafıza cümlesi:

Karaciğerde nöroendokrin tümör sıkça metastazdır; primer intrahepatik biliyer nöroendokrin tümör ise gerçek ama istisnadır.


Kaynaklar

(1) Asai Y, Esaki M, Nara S, et al.
Molecular Subtyping of Biliary Tract Neuroendocrine Carcinomas: Clinicopathological Features and Prognostic Implications.
Am J Surg Pathol. 2026.
PMID: 42733321
DOI: 10.1097/PAS.0000000000002618
PubMed

(2) Luchini C, Pelosi G, Scarpa A, et al.
Neuroendocrine neoplasms of the biliary tree, liver and pancreas: a pathological approach.
Pathologica. 2021;113:28-38.
PMID: 33686308
DOI: 10.32074/1591-951X-231

(3) Darapu HB, Manne A, Kasi A, Paluri RK.
Biliary neuroendocrine tumors: a narrative review of current diagnostics and management strategies.
Chin Clin Oncol. 2026;15:45.
PMID: 42425778
DOI: 10.21037/cco-25-76

(4) Zheng Z, Chen C, Li B, et al.
Biliary Neuroendocrine Neoplasms: Clinical Profiles, Management, and Analysis of Prognostic Factors.
Front Oncol. 2019;9:38.
PMID: 30805307
DOI: 10.3389/fonc.2019.00038

(5) Michalopoulos N, Papavramidis TS, Karayannopoulou G, et al.
Neuroendocrine tumors of extrahepatic biliary tract.
Pathol Oncol Res. 2014;20:765-775.
PMID: 24917351
DOI: 10.1007/s12253-014-9808-4

(6) Zheng SL, Yip VS, Pedica F, et al.
Intrahepatic bile duct mixed adenoneuroendocrine carcinoma: a case report and review of the literature.
Diagn Pathol. 2015;10:204.
PMID: 26589730
DOI: 10.1186/s13000-015-0439-1

(7) Chen Z, Hu L, Guo Z, et al.
Primary Intrahepatic Biliary Neuroendocrine Neoplasms: A Case Report and Literature Review.
J Gastrointest Cancer. 2025.
PMID: 40875127

(8) Khamneh AC, Heidaresfahani L, Latif AH, et al.
A rare indolent neuroendocrine tumor of the left intrahepatic bile duct: a case report emphasizing early detection.
Int J Surg Case Rep. 2026;138:1311-1316.
PMID: 41938404
DOI: 10.1097/RC9.0000000000000333

(9) Washington MK, Goldberg RM, Chang GJ, et al.
Diagnosis of digestive system tumours.
Int J Cancer. 2021;148:1040-1050.
PMID: 32674220
DOI: 10.1002/ijc.33210

Etiket: Biliyer Patoloji / Nöroendokrin Tümör / Neuroendocrine Carcinoma / MiNEN / POU2F3 / ASCL1 / NEUROD1 / İntrahepatik Safra Yolu

Bu yazı bireysel yorum ve eğitim amaçlıdır; tanı veya raporlama amacıyla kullanılamaz.