Patoloji Radarı

28 Eylül 2026: STIC sınırı, tedavi sonrası HER2 ve biyopsinin tanısal tavanı

Yaklaşık 3 dakika

Günün öne çıkan çölyak biyopsisi çalışması ayrı yazıda ele alındı; o çalışma bütünleşik tanı yaklaşımını öne çıkarırken, burada kalan yayınlar tümör sınıflandırması, tedavi sonrası biyobelirteç değişimi ve küçük biyopsilerin örnekleme sınırlarına odaklanıyor.

En güçlü diğer sinyaller; STIC ile erken yüksek dereceli seröz karsinom ayrımındaki gözlemci değişkenliği, neoadjuvan tedaviden sonra HER2 ekspresyon kaybı, üriner sistem biyopsilerindeki düşük derecelendirme riski ve müsinöz over karsinomunda olası ERBB2/Claudin 18.2 hedefleriydi.

STIC tanısında erken karsinomu gözden kaçırma riski

CANSTIC çalışmasında dört jinekopatolog, 57 olgunun H&E, p53 ve Ki-67 preparatlarını kör olarak değerlendirdi. Başlangıç uyumu yalnızca orta düzeydeydi; tam görüş birliği olguların %68’inde sağlandı. Konsensus görüşmesi sonrasında bu oran %91’e yükselirken, başlangıçta STIC olarak bildirilen olguların %12’si yüksek dereceli seröz karsinom olarak yeniden sınıflandırıldı.

p53 ve Ki-67, morfolojik sınır sorununu tamamen çözmüyor. Lamina propria invazyonu veya erken HGSC kuşkusu bulunan olgularda subspecialite görüşü ve konsensus değerlendirmesi klinik olarak anlamlı olabilir.

Rezidüel meme karsinomunda HER2 kaybı sık

Neoadjuvan HER2 hedefli tedaviden sonra yeterli rezidüel tümörü bulunan 65 hastanın %57’sinde HER2 aşırı ekspresyonu kayboldu. Değişim, IHC ve 2+ olgularda FISH ile değerlendirildi.

Bu yüksek oran, rezidüel tümörde HER2 durumunun belgelenmesinin biyolojik bilgi sağlayabileceğini gösteriyor. Bununla birlikte mevcut kılavuzlar adjuvan HER2 hedefli tedaviyi tedavi sonrası sonuçtan bağımsız öneriyor; dolayısıyla tek başına posttedavi HER2 kaybı tedaviyi kesme gerekçesi olarak yorumlanmamalı.

Renal ve üst üriner sistem biyopsilerinin sınırları

On dokuz merkezden 1.301 renal kitle biyopsisini inceleyen BIRD çalışmasında genel histolojik uyumsuzluk %18’di. Kistik tümörler uyumsuzluk riskini yaklaşık iki kat artırdı; düşük ve yüksek ISUP derecesi arasındaki uyumsuzluk ise yaklaşık yarıya ulaştı.

Üst üriner sistem ürotelyal karsinomuna ilişkin 19 çalışmalık meta-analizde biyopsilerin tanısal verimi yaklaşık %85, derece uyumu %79’du. Tümörlerin yaklaşık %28’i düşük derecelendirilmiş; biyopside kasa invaze görünmeyenlerin yarıdan fazlası nefroüreterektomide en az pT2 olarak evrelenmişti. Küçük veya yüzeyel örneklerde düşük derece ve düşük evre yorumları belirgin örnekleme çekincesiyle verilmelidir.

Müsinöz over karsinomunda ERBB2 ve Claudin 18.2

Toplam 103 müsinöz over karsinomunun karşılaştırıldığı çalışmada olguların %42’si yüksek Claudin 18.2, %25’i ERBB2 IHC 3+ ekspresyon gösterdi; en az bir potansiyel hedeflenebilir değişiklik olguların %60’ında bulundu.

Önerilen immünohistokimyasal panel, müsinöz over karsinomunu gastrik adenokarsinomdan güvenilir biçimde ayırmak için yeterli değildi. Buna karşılık bulgular ERBB2 ve Claudin 18.2 testlerinin özellikle klinik araştırma veya basket çalışma adaylığında değerlendirilebileceğine işaret ediyor; henüz rutin tedavi standardı oluşturmuyor.

Displazili oral mukozal sınır göz ardı edilmemeli

Biyopsiyle kanıtlanmış oral epitelyal displazi zemininde gelişen 195 skuamöz hücreli karsinom, daha elverişli tümör özelliklerine rağmen yüksek cerrahi tekrar yükü gösterdi. Sınır displazisi rekürrensle ilişkiliydi ve displazi şiddeti arttıkça rekürrens oranı yükseldi.

Tek merkezli retrospektif tasarım nedeniyle sonuçlar yeni bir cerrahi sınır standardı oluşturmuyor. Yine de rezeksiyon sınırındaki displazinin varlığı ve derecesinin açıkça raporlanmasını destekliyor.

Adrenokortikal karsinomda tamamlayıcı prognostik göstergeler

Rezeksiyon uygulanmış 65 primer adrenokortikal karsinomda yüksek mitotik aktivite, nükleer β-katenin ekspresyonu ve klinik moleküler testte patojenik/olası patojenik değişiklik bulunması, pT kategorisi düzeltildikten sonra daha kötü genel sağkalımla ilişkiliydi.

Kohort küçük ve tek merkezli olsa da morfoloji, immünohistokimya ve moleküler sonuçların birbirinin yerine değil, tamamlayıcısı olarak değerlendirilmesi gerektiğini düşündürüyor.

Kaynaklar

  • CANSTIC: STIC tanısında gözlemci değişkenliği — PMID: 42804784 — PubMed
  • Neoadjuvan tedavi sonrası HER2 değişimi — PMID: 42803995 — PubMed
  • BIRD renal kitle biyopsisi çalışması — PMID: 42803961 — PubMed
  • Üst üriner sistem biyopsisi meta-analizi — PMID: 42803354 — PubMed
  • Müsinöz over karsinomunda ERBB2 ve Claudin 18.2 — PMID: 42804804 — PubMed
  • Oral displazi zemininde gelişen skuamöz karsinom — PMID: 42803846 — PubMed
  • Adrenokortikal karsinomun prognostik belirteçleri — PMID: 42803934 — PubMed

Bu yazı bireysel yorum ve eğitim amaçlıdır; tanı veya raporlama amacıyla kullanılamaz.