Tiroid follikül hücreli tümörlerinin büyük bölümü bugün oldukça iyi tanımlanmış moleküler yollar içerisinde sınıflandırılabiliyor:
- BRAF-like
- RAS-like
- copy-number alteration ağırlıklı oncocytic tümörler
Ancak her tiroid karsinomu bu klasik gruplara oturmuyor.
2026 yılında American Journal of Surgical Pathology'de yayımlanan sıra dışı bir olgu, bu “driver-negative ve morfolojik olarak alışılmadık” tiroid tümörleri içerisinde yeni bir olasılığı gündeme getirdi:
Somatik TSC2 inaktivasyonu ile ilişkili, mTOR aktivasyonu gösteren tiroid karsinomları.
Daha da ilginci, bildirilen tümör yalnız folliküler hücre diferansiyasyonu göstermiyor; aynı zamanda Melan-A ekspresyonu ile melanocytic differentiation sergiliyordu. (1)
Bu bulgu, tiroid patolojisinde oldukça sıra dışıdır.
TSC2 ne yapıyor?
TSC2, tuberin proteinini kodlayan tümör baskılayıcı bir gendir.
TSC2, TSC1 ile birlikte:
RHEB → mTORC1
sinyal yolunu negatif düzenler.
Normal durumda:
TSC1/TSC2 aktif
→ RHEB baskılanır
→ mTORC1 kontrollü çalışır.
TSC2 fonksiyonu kaybolduğunda:
RHEB aktif kalır
→ mTORC1 sürekli aktive olur
→ hücre büyümesi, metabolizma ve proliferasyon artar.
Bu mekanizma tuberous sclerosis complex ile ilişkili:
- angiomyolipoma,
- PEComa,
- lymphangioleiomyomatosis
gibi tümörlerde iyi bilinmektedir.
Yeni soru ise şu:
Aynı yol tiroid follikül hücreli tümörlerinde de ayrı bir tümör fenotipi oluşturabilir mi?
2026'daki sıra dışı olgu
Hasta 47 yaşında bir kadındı.
Tiroidde yaklaşık 0,6 cm, iyi sınırlı ve ince kapsüllü ancak bir kenarda komşu tiroid dokusuna infiltrasyon gösteren küçük bir karsinom saptandı.
Morfoloji alışılmış tiroid karsinomlarından biraz farklıydı.
Tümör:
- diffüz papiller,
- solid-papiller
mimari gösteriyordu.
Hücrelerde:
- berrak ve eozinofilik sitoplazma,
- düzensiz veziküler nükleuslar,
- chromatin margination,
- nükleer oluklar,
- seyrek pseudoinclusion
bulunuyordu.
Yani ilk bakışta bazı alanlar gerçekten papiller tiroid karsinomunu düşündürebilirdi.
Ancak farklı bir şeyler vardı.
Özellikle dikkat çekici morfolojik özellikler
Tümörde alışılmış PTC morfolojisinin yanında:
Macronuclei
Oldukça iri nükleuslar bulunuyordu.
Binucleation
Sık binükleer hücreler vardı.
Multinuclear aggregates
Birbirine yakın çok sayıda nükleustan oluşan dikkat çekici kümeler bulunuyordu.
Clear–eosinophilic cytoplasm
Hücre sitoplazması yer yer berrak, yer yer belirgin eozinofilikti.
İntratümöral T lenfositler
Tümör içinde küçük lenfositik infiltrasyon vardı ve bunların çoğu CD8+ T hücreleriydi.
Bu kombinasyon klasik PTC için alışılmış bir patern değildi.
İmmünhistokimya tanıyı daha da ilginç hale getirdi
Tümör:
CK7: güçlü pozitif
PAX8: güçlü pozitif
olmasına rağmen:
Thyroglobulin: çok düşük ekspresyon
TTF-1: düşük ekspresyon
gösteriyordu.
Bu oldukça önemli bir kombinasyon.
Çünkü:
PAX8 güçlü + thyroglobulin çok düşük + TTF-1 düşük + clear/eosinophilic morfoloji
görüldüğünde metastatik renal hücreli karsinom ciddi biçimde ayırıcı tanıya girer.
Nitekim olgu başlangıçta bu yönde değerlendirilmişti.
Sonra Melan-A pozitif çıktı
Tümörde:
Melan-A ekspresyonu
saptandı.
Bu folliküler hücre kökenli tiroid tümörü için son derece sıra dışı bir bulgudur.
Üstelik transcriptome analizinde de:
- MITF
- Melan-A
- PMEL/HMB45
gibi melanocytic programla ilişkili genlerin ekspresyonu gösterildi.
Dolayısıyla bu yalnız tek bir antikorun “garip pozitifliği” olarak değerlendirilmedi.
Gerçek bir:
aberrant melanocytic differentiation programı
olabileceği düşünüldü.
Bu neden TSC2 açısından çok anlamlı?
TSC1/TSC2 inaktivasyonu sonucu gelişen:
- PEComa,
- angiomyolipoma,
- lymphangioleiomyomatosis
gibi tümörlerde melanocytic marker ekspresyonu zaten iyi bilinir.
Dolayısıyla:
TSC2 kaybı
→ mTOR aktivasyonu
→ melanocytic differentiation
biyolojik olarak tamamen yabancı bir bağlantı değildir.
Yeni olan:
Bu olayın tiroid folliküler hücre kökenli bir karsinomda görülmesidir.
Renal tümör mü, tiroid tümörü mü?
Olgunun en önemli tanısal problemi buydu.
Çünkü tümör:
- PAX8+
- RCC marker+
- Melan-A+
- clear/eosinophilic
- thyroglobulin çok düşük
idi.
Bu nedenle özellikle:
TFE3-rearranged RCC
TFEB-altered RCC
diğer mTOR-pathway renal tümörleri
ciddi biçimde düşünüldü.
Ancak:
- ayrıntılı görüntülemede renal primer bulunmadı,
- TFE3 rearrangement yoktu,
- TFEB rearrangement/amplification yoktu,
- kapsamlı RNA-expression analizleri tümörün tiroid kökenini güçlü biçimde destekledi.
Üstelik sodium-iodide symporter dahil tiroid folliküler diferansiyasyon programı korunuyordu.
Sonuç:
Bu metastatik RCC değil, alışılmadık fenotipli primer tiroid karsinomuydu.
Molecular profiling tanıyı çözdü
NGS'de TSC2 geninde iki somatik patojenik truncating değişiklik bulundu.
Bunlardan biri frameshift, diğeri stop-gain değişiklikti.
Sonuçta TSC2 proteininin fonksiyonel C-terminal bölgesinin kaybı bekleniyordu.
En önemlisi:
Başka bilinen dominant tiroid kanseri driverı gösterilmedi.
Yani:
- klasik BRAF driver yoktu,
- bilinen RAS driver yoktu,
- tipik kinase fusion driver yoktu.
Bu nedenle TSC2 inaktivasyonu tümörün temel oncogenic driver'ı olarak değerlendirildi.
Transcriptome profiling de:
- RHEB
- MTOR
- ATF4
- HIF1α
- PGC1α
- eIF4E
gibi mTOR signaling ile ilişkili moleküler programın aktivasyonunu destekledi.
Germline mı somatik mi?
Bu ayrım önemli.
Hastada yapılan germline incelemede:
TSC1/TSC2 germline patojenik varyantı bulunmadı.
Klinik olarak da tuberous sclerosis complex düşündüren bir tablo yoktu.
Dolayısıyla bu olguda:
TSC2 değişiklikleri somatikti.
Ancak daha önce bildirilen benzer tiroid tümörlerinin bazıları tuberous sclerosis complex hastalarında ortaya çıkmıştır.
Bu nedenle TSC2-mutant bir tiroid tümörü saptandığında germline bağlam tamamen göz ardı edilmemelidir.
Aslında daha önce benzer tümörler bildirilmişti
Bu olgu tamamen izole değil.
Son yıllarda az sayıda:
chromophobe renal cell carcinoma-like thyroid carcinoma
bildirilmiştir.
Bu tümörlerde:
- trabeküler gelişim,
- berrak/eozinofilik sitoplazma,
- belirgin hücre membranları,
- düzensiz nükleuslar,
- perinükleer halo,
- binucleation
gibi chromophobe RCC'yi hatırlatan özellikler bulunmuştur.
Bazılarında:
TSC2 inaktivasyonu
gösterilmiştir.
Dolayısıyla 2026 olgusu muhtemelen tamamen bağımsız bir fenomen değil.
Daha geniş bir:
TSC2/mTOR-driven thyroid carcinoma spectrum
olasılığını düşündürüyor.
İki olası morfolojik yüz
Şimdilik literatüre bakıldığında TSC2 ilişkili tiroid karsinomları kabaca iki morfolojik uçta düşünülebilir:
| Özellik | Chromophobe RCC-like TSC2 tümörü | 2026 papillary TSC2 tümörü |
|---|---|---|
| Mimari | Trabeküler/solid | Papiller + solid-papiller |
| Sitoplazma | Berrak/eozinofilik | Berrak/eozinofilik |
| Binükleasyon | Sık olabilir | Belirgin |
| Macronuclei | Değişken | Dikkat çekici |
| Multinuclear aggregates | Tipik değil | Belirgin |
| Thyroglobulin | Düşük olabilir | Çok düşük |
| PAX8 | Güçlü | Güçlü |
| Melan-A | Değişken/beklenebilir | Pozitif |
| TSC2 | İnaktive | Biallelik truncating |
| mTOR signaling | Aktif | Aktif |
Ancak bu tablo henüz bir sınıflama sistemi değildir.
Olgu sayısı çok azdır.
Papiller tiroid karsinomuyla karışabilir
Yeni olgunun en önemli tanısal tuzaklarından biri budur.
Tümörde:
- papillary architecture,
- nuclear grooves,
- rare pseudoinclusions
vardır.
Dolayısıyla:
“Papilla + groove = klasik PTC”
şeklinde hızlı bir yaklaşım yanlış yönlendirebilir.
Özellikle aşağıdaki kombinasyon varsa biraz durmak gerekir:
- papiller yapı,
- belirgin clear/eosinophilic sitoplazma,
- güçlü PAX8,
- beklenenden çok düşük thyroglobulin,
- düşük TTF-1,
- binucleation/multinucleation,
- alışılmadık immünfenotip.
Ayırıcı tanı
1. Papiller tiroid karsinomu
PTC-benzeri nükleer özellikler bulunabilir.
Ancak klasik PTC'de:
- TTF-1,
- thyroglobulin
genellikle belirgin şekilde korunur.
Ayrıca BRAF-like molecular background daha sık beklenir.
2. Metastatik renal hücreli karsinom
En önemli tuzaklardan biridir.
Özellikle:
PAX8+ / RCC marker+ / clear cell
kombinasyonu yanıltıcı olabilir.
Bu durumda:
- thyroglobulin,
- TTF-1,
- CAIX,
- CD10,
- P504S,
- renal imaging
birlikte değerlendirilmelidir.
Moleküler tumor-of-origin veya RNA-expression profiling zor olgularda çok değerli olabilir.
3. TFE3/TFEB-altered RCC
Melan-A ekspresyonu nedeniyle özellikle önemlidir.
Gerektiğinde:
- TFE3 IHK,
- TFEB,
- FISH veya RNA fusion testing
kullanılabilir.
Ancak Melan-A pozitifliği tek başına MiT family RCC anlamına gelmez.
4. PEComa
TSC1/TSC2 değişiklikleri ve Melan-A ekspresyonu nedeniyle teorik olarak gündeme gelebilir.
Ancak tiroid folliküler marker programının ve epitelyal diferansiyasyonun gösterilmesi ayrımda önemlidir.
5. Medüller tiroid karsinomu
Melanocytic differentiation nadiren medüller tiroid karsinomunda da bildirilmiştir.
Bu nedenle:
- calcitonin,
- chromogranin,
- synaptophysin
değerlendirilebilir.
2026 olgusunda bunların tümü negatifti.
Melan-A pozitif tiroid tümöründe ne yapalım?
Bu olgu günlük pratiğe ilginç bir mesaj getiriyor:
Melan-A pozitifliği tiroid tümörünün mutlaka metastaz veya PEComa olduğu anlamına gelmez.
Özellikle PAX8+ folliküler hücre kökenli görünen ancak thyroglobulin/TTF-1 ekspresyonu beklenmedik derecede düşük olan tümörlerde:
TSC2/mTOR pathway alteration
olasılığı düşünülebilir.
Ancak bugün:
Melan-A, TSC2-mutant tiroid karsinomunun doğrulanmış spesifik markerı değildir.
Bu ayrım önemli.
Şu anda elimizde esasen çok az sayıda olgu bulunmaktadır.
Ne zaman TSC2 analizi düşünelim?
Şu aşamada her tiroid tümörüne TSC2 testi yapmak mantıklı değildir.
Ancak aşağıdaki durumda daha anlamlı olabilir:
Morfoloji alışılmadıksa
Özellikle:
- chromophobe RCC-like,
- clear/eosinophilic,
- binucleated,
- bizarre macronuclear,
- papillary fakat klasik PTC'ye tam oturmayan
tümörler.
İmmünfenotip uyumsuzsa
Örneğin:
**PAX8 güçlü
- thyroglobulin çok düşük
- TTF-1 düşük
± Melan-A**
Klasik tiroid driverı bulunmuyorsa
BRAF/RAS/fusion-negative alışılmadık tiroid karsinomunda.
RCC ciddi ayırıcı tanıysa ancak renal primer bulunmuyorsa
Bu durumda geniş moleküler analiz gerçekten tanıyı çözebilir.
NGS'de önemli teknik tuzak: TSC2 kolay gen değil
Makalenin patolog ve moleküler laboratuvar açısından en önemli noktalarından biri de bu.
TSC2 oldukça büyük ve teknik olarak zor bir gendir.
Sorunlar arasında:
- çok sayıda küçük exon,
- yüksek GC içeren bölgeler,
- tekrarlayan diziler,
- structural variation,
- bazı kompleks değişiklikler
bulunabilir.
Bu nedenle:
Bir NGS panelinde “TSC2 mutasyonu yok” sonucu gerçek biyolojik negatiflikle tamamen eş anlamlı olmayabilir.
Nitekim 2026 olgusunda iki farklı ticari moleküler platformdan biri TSC2 değişikliklerini yakalayamamıştır.
Bu son derece öğretici bir nokta.
Panel tasarımında sadece “gen var” demek yetmez
Moleküler patolojide sık yaptığımız hata:
“Panelimizde TSC2 var.”
demek.
Asıl sorular şunlardır:
- tüm exonlar yeterli kapsanıyor mu?
- minimum coverage nedir?
- CNV algılanabiliyor mu?
- structural variant yakalanıyor mu?
- düşük VAF varyantlarda sensitivite nasıl?
- GC-rich bölgelerde coverage düşüyor mu?
Dolayısıyla alışılmadık morfoloji varsa:
Negatif NGS sonucu morfolojik şüpheyi otomatik olarak kapatmamalıdır.
mTOR inhibitörleri açısından potansiyel önem
TSC2 inaktivasyonunun doğal sonucu mTORC1 aktivasyonudur.
Bu nedenle teorik olarak:
- everolimus,
- sirolimus ve diğer mTOR pathway inhibitörleri
ileri/refrakter TSC2-mutant tiroid karsinomlarında klinik önem kazanabilir.
Ancak burada dikkatli olmak gerekir:
Şu anda TSC2-mutant tiroid karsinomuna özgü kanıtlanmış standart mTOR tedavisi yoktur.
Mevcut fikir:
- biyolojik olarak güçlü,
- başka TSC2/mTOR-driven tümörlerle tutarlı,
ancak tiroid karsinomuna özgü klinik kanıt henüz sınırlıdır.
Bu nedenle bugün bunu:
potansiyel actionable alteration
olarak görmek,
yerleşmiş standart tedavi göstergesi
olarak görmemek gerekir.
Prognoz hakkında ne biliyoruz?
Henüz çok az şey.
2026 olgusu:
- küçük,
- düşük proliferatif,
- nekrozsuz
bir tümördü.
Ancak lokal invazyon vardı.
Daha önce bildirilen TSC2 ilişkili chromophobe RCC-like tiroid karsinomlarında:
- vasküler invazyon,
- ekstratiroidal yayılım,
- lenf nodu metastazı,
- lokal rekürrens
bildirilmiştir.
Dolayısıyla:
TSC2-mutant = benign veya indolent
şeklinde bir çıkarım yapılamaz.
Aynı şekilde:
TSC2-mutant = agresif
demek için de veri yoktur.
Şimdilik davranış klasik histopatolojik parametrelerle değerlendirilmelidir.
Raporda nasıl yaklaşılmalı?
Bugün böyle bir tümörde doğrudan:
“TSC2-mutant thyroid carcinoma”
şeklinde yeni bir WHO antitesi varmış gibi raporlamak doğru olmayabilir.
Daha güvenli yaklaşım:
Folliküler hücre kökenli tiroid karsinomu, alışılmadık morfolojik ve immünfenotipik özellikler gösteren
şeklinde morfolojik tanıyı vermek ve moleküler sonucu yorumda belirtmektir.
Örneğin:
Moleküler incelemede TSC2 geninde inaktive edici somatik değişiklikler saptanmıştır. Bu bulgu, literatürde yakın dönemde tanımlanan TSC2/mTOR pathway-altered tiroid karsinomları ile biyolojik benzerlik göstermektedir. Bununla birlikte TSC2-mutant tiroid karsinomu halen yerleşmiş ayrı bir WHO antitesi değildir.
Bu ifade mevcut bilimsel düzeyle daha uyumludur.
Patolog İçin Akılda Kalacak 8 Nokta
1. TSC2-mutant thyroid carcinoma henüz yerleşmiş ayrı bir WHO antitesi değildir.
2. TSC2 inaktivasyonu → RHEB/mTORC1 aktivasyonu oluşturur.
3. Bildirilen tümörler clear/eosinophilic ve RCC-benzeri morfoloji gösterebilir.
4. 2026 olgusu papiller mimari + macronuclei + multinuclear aggregates + CD8+ lenfositlerle farklı bir fenotip gösterdi.
5. PAX8 güçlü iken thyroglobulin ve TTF-1 beklenmedik şekilde düşük olabilir.
6. Melan-A pozitifliği önemli bir yeni ipucu olabilir ancak henüz doğrulanmış spesifik marker değildir.
7. Metastatik RCC ve özellikle TFE3/TFEB-altered RCC en önemli tanısal tuzaklardan biridir.
8. Alışılmadık morfoloji + bilinen tiroid driverlarının yokluğu varsa TSC2/mTOR pathway analizi düşünülmelidir.
Büyük resim
Bu olgunun önemi yeni bir isim önermekten daha büyük olabilir.
Tiroid tümörlerinin moleküler sınıflaması giderek:
BRAF-like
RAS-like
oncocytic/CNA-driven
şemasının ötesine geçiyor.
Nadir tümörlerde:
- APC/CTNNB1,
- GLIS,
- NTRK,
- ALK,
- DICER1,
- TSC2/mTOR
gibi farklı biyolojik yollar ayrı morfolojik fenotipler oluşturabiliyor.
Bu nedenle geleceğin tiroid patolojisi muhtemelen:
“Morfolojiye göre isim ver, sonra NGS yap”
yaklaşımından çok:
morfoloji + immünfenotip + moleküler driver + biyolojik pathway
entegrasyonu üzerine kurulacak.
TSC2-mutant tiroid karsinomları da bu dönüşümün güzel bir örneği olabilir.
Sonuç
2026'da bildirilen bu sıra dışı tümör bize üç önemli mesaj veriyor.
Birincisi
Bir tiroid tümörü papiller mimari ve PTC-benzeri nükleer özellikler gösterebilir ama biyolojik olarak klasik BRAF-like PTC olmayabilir.
İkincisi
Melan-A pozitifliği, özellikle clear/eosinophilic ve thyroglobulin-low bir tiroid tümöründe, metastatik RCC veya PEComa dışında TSC2/mTOR-driven tiroid tümörü olasılığını da gündeme getirebilir.
Üçüncüsü
Driver-negative görünen alışılmadık tiroid tümörlerinde negatif NGS sonucu her zaman hikâyenin sonu değildir.
Morfoloji moleküler sonucu sorgulatıyorsa, moleküler testi de sorgulamak gerekir.
Şimdilik “TSC2-mutant thyroid carcinoma” yeni bir resmi antite değil.
Ancak mevcut olgular, TSC2 inaktivasyonu ve mTOR aktivasyonu ile tanımlanan gerçek bir tiroid tümör spektrumunun ortaya çıkıyor olabileceğini düşündürüyor.
Kaynaklar
(1) Ausavarungnirun C, Usama M, Ngov D, et al.
Unique Thyroid Carcinoma With Somatic Inactivating TSC2 Mutations, Follicular and Melanocytic Differentiation and Distinct Morphologic Features.
Am J Surg Pathol. 2026.
PMID: 42682160.
DOI: 10.1097/PAS.0000000000002608
(2) Cancer Genome Atlas Research Network.
Integrated genomic characterization of papillary thyroid carcinoma.
Cell. 2014;159:676-690.
(3) WHO Classification of Tumours Editorial Board.
Endocrine and Neuroendocrine Tumours.
WHO Classification of Tumours. IARC; 2025.
(4) Ganly I, et al.
Genomic dissection of Hurthle cell carcinoma reveals a unique class of thyroid malignancy.
J Clin Endocrinol Metab / Cancer Cell literature.
(5) Recent reports of chromophobe renal cell carcinoma-like thyroid carcinomas associated with somatic or germline TSC2 alterations.
(6) TSC1/TSC2–mTOR pathway literature in PEComa, angiomyolipoma and tuberous sclerosis complex-associated neoplasia.
Etiket: Tiroid Patolojisi / TSC2 / mTOR / Melan-A / NGS / Moleküler Patoloji