Patoloji Radarı

Patoloji Radarı: Sınıflamanın Kör Noktaları ve Tedaviyi Yönlendiren Boyalar

Yaklaşık 3 dakika

Günün öne çıkan GIST çalışması ayrı yazıda ele alındı; o çalışma histolojiden moleküler bilgi çıkarılmasına odaklanıyordu.

Kalan yayınlar ise doğrudan tanı eşiği, raporlama ve biyobelirteç yorumuna dokunuyor: geç karaciğer greft rejeksiyonu, prostat intraduktal proliferasyonları, PTEN-IHK, erken akciğer kanserinde STAS, biliyer tümör biyobelirteçleri ve anal HSIL risk ayrımı.

Banff çerçevesinde geç rejeksiyon boşluğu

Banff Liver Allograft Pathology Group, mevcut Rejection Activity Index’in geç T-hücre aracılı rejeksiyonu eksik yakalayabileceğini vurguluyor. Geç rejeksiyonda interface ve perivenüler aktivite, lenfosit ağırlıklı infiltrasyon ve fibrozis daha belirginken klasik portal safra kanalı ve subendotelyal venülit daha silik olabiliyor.

Bu, düşük klasik RAI skorunun klinik olarak anlamlı geç rejeksiyonu dışlamaması gerektiğini hatırlatıyor. Yayın henüz tamamlanmış yeni bir skor değil; Banff revizyonunun gerekçesini ve hedeflerini tanımlıyor.

PTEN-IHK, capivasertib seçimini genişletebilir mi?

CAPItello-291’in keşifsel analizinde 367 tümörün yaklaşık beşte biri PTEN-IHK ile defisient bulundu. IHK ile NGS arasındaki genel uyum yüksekti ancak pozitif uyum daha sınırlıydı. PTEN-defisient 70 hastalık alt grupta capivasertib-fulvestrant kolunda progresyonsuz sağkalım daha uzundu.

Sinyal klinik açıdan önemli olsa da analiz keşifseldir ve küçük bir alt gruba dayanır. PTEN-IHK bugün için onaylı genomik testin otomatik alternatifi sayılmamalı; fakat NGS’nin yakalamadığı işlevsel protein kaybını gösterebilecek tamamlayıcı bir adaydır.

AIP, HGPIN ve IDC-P sınırında belirgin gözlemci değişkenliği

Dört büyük patoloji topluluğundan 541 patolog, prostat intraduktal lezyonlarını değerlendirdi. Yirmi beş görüntünün yalnızca %44’ünde üçte ikiden fazla uzlaşı sağlandı; hiçbir AIP olgusunda uzlaşı oluşmadı. Lezyonlar düşük ve yüksek dereceli iki gruba indirildiğinde uyum %88’e çıktı.

AIP’nin biyolojik ve morfolojik olarak IDC-P’ye ne ölçüde yaklaştığı belirsizliğini koruyor. İzole IDC-P’nin aktif izlem açısından dışlayıcı önem taşıdığı düşünülürse, sınır olgularda terminoloji, bazal hücre boyaları ve eşlik eden invaziv kanser açık biçimde raporlanmalı.

Evre IA akciğer kanserinde STAS bağımsız prognostik sinyal

JCOG0802/WJOG4607L çalışmasından 593 tümör, 32 akciğer patologu tarafından değerlendirildi. STAS yaklaşık onda dört olguda görüldü; hem rekürrenssiz hem genel sağkalım için olumsuz bağımsız faktördü. Lokal rekürrens ilişkisi segmentektomi ve lobektomi gruplarında da izlendi.

Sonuçlar STAS ve yüksek histolojik derecenin raporda görünür olmasını destekliyor. Bununla birlikte bu post-hoc patoloji analizi, tek başına STAS’a bakarak cerrahi genişliğin değiştirilmesi gerektiğini kanıtlamıyor.

Biliyer patolojide iki uygulanabilir IHK sinyali

Ekstrahepatik kolanjiyokarsinom ve safra kesesi karsinomundan 140 rezeksiyonda HER2 pozitifliği yaklaşık %9’du. IHK 3+ tümörlerin tamamında amplifikasyon bulunurken intratümöral heterojenlik sık görüldü. Temsil edici blok seçimi ve IHK 2+ olguların ISH ile tamamlanması, zanidatamab çağında daha da önem kazanıyor.

İntrahepatik kolanjiyokarsinomda ST6GalNAc1, büyük kanal tipinde çok yüksek, küçük kanal tipinde ise seyrek ekspresyon gösterdi; küçük biyopsilerde de ayrım gücü korundu. Bulgular umut verici olsa da yeni antikorun farklı laboratuvarlarda doğrulanması gerekiyor.

Anal HSIL’de kalıcılığı öngören metilasyon belirteçleri

Prospektif APACHES izleminde tedavisiz 127 anal HSIL’nin yaklaşık dörtte üçü beş yılda geriledi ve izlem sırasında kanser görülmedi. Yüksek dereceli sitoloji, kalıcı HPV16 ve ASCL1/ZNF582 metilasyon pozitifliği gerileme olasılığının düşmesiyle ilişkiliydi.

Bu belirteçler tedavi önceliklendirmesi için güçlü adaylardır; ancak seçilmiş HIV-pozitif erkek kohortu ve yoğun protokol izlemi nedeniyle sonuçlar rutin pratikte tedavisiz bırakma gerekçesi olarak kullanılamaz.

Kaynaklar

Bu yazı bireysel yorum ve eğitim amaçlıdır; tanı veya raporlama amacıyla kullanılamaz.