Tanısal Yaklaşım

Papiller ürotelyal karsinomda %5 yüksek derece eşiği gerçekten güvenilir mi?

Yaklaşık 3 dakika

Non-invaziv papiller ürotelyal karsinomların derecelendirilmesi, mesane patolojisinin tedavi kararlarını doğrudan etkileyen alanlarından biridir. Özellikle büyük bölümü düşük dereceli olan, ancak sınırlı bir alanda belirgin yüksek dereceli sitolojik özellikler gösteren tümörler önemli bir sınıflandırma sorunu oluşturur.

WHO 2022 sınıflamasında yüksek dereceli komponentin %5'in altında olduğu tümörlerin düşük dereceli papiller ürotelyal karsinom olarak tanımlanması ve fokal yüksek dereceli komponentin ayrıca belirtilmesi önerilmiştir.

Ancak 2026 yılında yayımlanan Farag ve arkadaşlarının çalışması, bu yaklaşımın prognostik dayanağının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini düşündürmektedir.

Araştırmanın temel sorusu

Yüksek dereceli komponent tümörün yalnız küçük bir bölümünü oluşturuyorsa, hastanın klinik seyri gerçekten düşük dereceli karsinoma mı benzer?

Araştırmacılar bu soruyu yanıtlamak amacıyla 130 yüksek dereceli pTa ve 96 düşük dereceli pTa ürotelyal karsinomu değerlendirmiştir.

Yüksek dereceli komponent yüzdesinin yanı sıra mitotik aktivite, tümör nekrozu, anaplazi, eşlik eden karsinoma in situ (CIS), multifokalite ve klinik sonuçlar incelenmiştir.

Çalışmanın dikkat çekici sonuçları

  • Yüksek dereceli grupta nüks oranı %35, düşük dereceli grupta %25 olarak bulunmuştur.
  • Evre progresyonu yüksek dereceli grupta %8, düşük dereceli grupta %0'dır.
  • Yüksek dereceli komponenti %5 veya daha az olan tümörlerde belirgin bir prognostik avantaj gösterilememiştir.
  • %10 eşiği kullanıldığında da benzer sonuçlar elde edilmiştir.
  • Yüksek dereceli komponent oranıyla anlamlı korelasyon gösteren histolojik özellik mitotik aktivitedir.

Bu sonuçlar, küçük bir yüksek dereceli odağın otomatik olarak düşük riskli kabul edilmemesi gerektiğine işaret etmektedir.

Mikroskopta nelere dikkat edilmeli?

Yüksek dereceli komponent değerlendirilirken yalnız nükleer büyüklük değil, birbiriyle ilişkili sitolojik ve mimari özellikler birlikte incelenmelidir.

Yüksek dereceli alanlar lehine olan özellikler:

  • Belirgin nükleer pleomorfizm ve nükleomegali
  • Kromatin yapısında belirgin düzensizlik ve hiperkromazi
  • Nükleer polaritenin kaybı
  • Artmış mitotik aktivite
  • Belirgin nükleoller ve düzensiz hücre dizilimi

Bununla birlikte, dejeneratif atipi ile gerçek yüksek dereceli sitolojik atipi birbirinden ayrılmalıdır. Özellikle kötü korunmuş dokuda nükleer irileşme veya kromatin silikleşmesi tek başına yüksek derece tanısı için yeterli değildir.

Patoloji raporuna nasıl yansıtılmalı?

Güncel WHO terminolojisi kullanılırken yüksek dereceli alanın varlığı ve yaklaşık oranı raporda açıkça belirtilmelidir.

Örnek tanısal ifade:

Non-invaziv papiller ürotelyal karsinom, düşük dereceli, fokal yüksek dereceli komponent içeren (yaklaşık %3), pTa.

Örnek açıklama:

"Tümörün sınırlı bir bölümünde yüksek dereceli sitolojik özellikler izlenmiştir. Bu alanın yaklaşık oranı %3'tür. Küçük yüksek dereceli komponentlerin prognostik önemi konusunda literatürde farklı sonuçlar bulunmaktadır."

Bu ifade WHO terminolojisini korurken klinisyenin yüksek dereceli alanın varlığından haberdar olmasını sağlar. Patolojik tanı tek başına intravezikal tedavi kararını belirlememelidir.

Çalışmanın sınırlılıkları

Yüksek dereceli komponenti çok küçük olan alt gruplar sınırlı sayıdadır. Retrospektif tasarım, takip sürelerinin farklılığı ve uygulanan tedavilerin klinik sonuçları etkilemesi dikkate alınmalıdır.

Ayrıca progresyonun yalnız az sayıda hastada gerçekleşmesi, kesin bir yüzde eşiği belirlemeyi güçleştirir.

Bu nedenle sonuçlar mevcut sınıflamanın doğrudan değiştirilmesinden çok, %5 sınırının klinik açıdan mutlak kabul edilmemesi gerektiğini desteklemektedir.

Sonuç

Non-invaziv papiller ürotelyal karsinomda derece yalnız sayısal bir eşik meselesi değildir. Sınırlı yüksek dereceli komponentin morfolojik olarak doğru tanınması, oranının raporlanması ve klinik risk değerlendirmesine aktarılması önemlidir.

%5'in altında yüksek dereceli komponent bulunması, tümörün mutlaka düşük riskli biyolojik davranış göstereceği anlamına gelmez.

Kaynak

Farag MS, Oghbaei N, Hussain J, ve ark. A minor high-grade component in non-invasive papillary urothelial carcinoma is not associated with a more indolent behaviour. Histopathology. 2026;88:1430–1442.

https://doi.org/10.1111/his.70086

Etiketler

#Patoloji #Üropatoloji #MesaneKanseri #ÜrotelyalKarsinom #WHO2022 #TümörDerecelendirmesi #Histopatoloji

Bu yazı bireysel yorum ve eğitim amaçlıdır; tanı veya raporlama amacıyla kullanılamaz.