Mesane Küçük Hücreli Karsinomu

Yaklaşık 13 dakika

Mesane küçük hücreli karsinomu nadir ama agresif bir tümördür.

Klasik bilgiler oldukça nettir:

  • mesane kanserlerinin %1'inden azını oluşturur,
  • çoğu hasta ileri lokal evre veya metastatik hastalıkla başvurur,
  • saf küçük hücreli olabilir,
  • ancak sıklıkla klasik ürotelyal karsinom veya başka histolojik komponentlerle birliktedir.

Bununla birlikte son yıllarda küçük hücreli karsinomlara bakışımız değişmeye başladı.

Eskiden bu tümörleri kabaca:

“morfolojik olarak small cell + nöroendokrin marker pozitif”

şeklinde tanımlıyorduk.

Bugün ise akciğer küçük hücreli karsinomundan başlayan moleküler çalışmalar bize aynı morfolojinin altında farklı transkripsiyonel programların bulunabileceğini gösteriyor.

2026 yılında yayımlanan 88 olguluk çok merkezli mesane küçük hücreli karsinom çalışması bu yaklaşımı üropatolojiye taşıyor.

Çalışmanın en önemli sonucu:

Mesane küçük hücreli karsinomları immunohistokimyasal olarak iki ana fenotipe ayrılabilir: High-NE ve Low-NE.

Ve bu ayrım yalnız nöroendokrin marker yoğunluğunu değil:

potansiyel tedavi hedeflerinin dağılımını da değiştiriyor.


Önce temel soru: Mesane küçük hücreli karsinomu gerçekten tek bir tümör mü?

Morfolojik olarak oldukça homojen görünebilir.

Tipik özellikler:

  • küçük-orta boy hücreler,
  • az sitoplazma,
  • yüksek nükleus/sitoplazma oranı,
  • nükleer molding,
  • crush artefaktı,
  • yüksek mitotik aktivite,
  • yaygın apoptoz,
  • nekroz.

Bu görünüm akciğer küçük hücreli karsinomuna oldukça benzerdir.

Ancak moleküler düzeyde:

aynı morfoloji aynı biyoloji anlamına gelmiyor.

Akciğer küçük hücreli karsinomunda ASCL1, NEUROD1, POU2F3 ve YAP1 gibi transkripsiyon faktörlerine dayalı alt gruplar tanımlandı.

Aynı yaklaşım daha sonra:

  • prostat,
  • gastrointestinal sistem,
  • pankreatobiliyer sistem,
  • mesane

gibi ekstrapulmoner küçük hücreli/nöroendokrin karsinomlara uygulanmaya başladı.

Mesane küçük hücreli karsinomu da bu spektrumun dışında değil.


2026 çalışmasında ne yapıldı?

Toplam:

88 mesane küçük hücreli karsinomu

yeniden değerlendirildi.

Bunların 79'unda geniş IHK alt tiplemesi yapılabildi.

Kullanılan temel transkripsiyon faktörleri:

  • ASCL1
  • NEUROD1
  • POU2F3
  • YAP1
  • HNF4α

idi.

Bunlara klasik nöroendokrin markerlar:

  • synaptophysin,
  • chromogranin A,
  • CD56

ve çeşitli terapötik hedefler eklendi.

Tümörler baskın transkripsiyon faktörüne göre sınıflandırıldı.


Alt tiplerin dağılımı

Yaklaşık dağılım şöyleydi:

Alt grup Yaklaşık oran
ASCL1-driven %42
NEUROD1-driven %25
POU2F3-driven %20
YAP1-driven %6
Mixed %5
Full-negative %1

En sık grup:

ASCL1-driven

tümörlerdi.

Ancak çalışma tek tek alt tiplerden daha önemli bir üst ayrım öneriyor.


Asıl pratik ayrım: High-NE ve Low-NE

Transkripsiyon faktörü ve klasik nöroendokrin marker ekspresyonu birlikte değerlendirildiğinde iki büyük fenotip ortaya çıktı.

High-NE

Şunları içeriyordu:

  • ASCL1-driven
  • NEUROD1-driven
  • mixed

Bu grup:

kuvvetli ve yaygın klasik nöroendokrin diferansiyasyon

gösteriyordu.


Low-NE

Şunları içeriyordu:

  • POU2F3-driven
  • YAP1-driven
  • full-negative

Bu tümörlerde:

synaptophysin, chromogranin ve CD56 ekspresyonu daha zayıf veya tamamen kayıp

olabiliyordu.

Yaklaşık olarak:

  • 57 tümör High-NE,
  • 22 tümör Low-NE

olarak sınıflandırıldı.


Patolog için ilk önemli ders: Small cell morfolojisi nöroendokrin marker negatif olabilir

Bu belki de çalışmanın günlük tanıya en doğrudan yansıyan noktalarından biri.

Klasik nöroendokrin markerlar tüm seride beklenenden daha az homojendi.

Yaklaşık:

  • synaptophysin: %58
  • chromogranin A: %51
  • CD56: %88

oranında pozitifti.

Yani:

morfolojik olarak klasik small cell carcinoma olan bir tümörde synaptophysin veya chromogranin negatifliği hiç de olağan dışı değil.

Özellikle Low-NE fenotipinde bu durum daha belirgindi.

Dolayısıyla:

“Synaptophysin ve chromogranin negatif → small cell carcinoma değildir”

yaklaşımı doğru değildir.

Bu, pankreatobiliyer POU2F3-dominant NEC'lerde gördüğümüz yeni biyolojik kavramla da uyumludur:

yüksek dereceli nöroendokrin morfoloji ile klasik nöroendokrin protein ekspresyonu tamamen aynı şey değildir.


POU2F3: Mesane small cell karsinomunda tuft-cell programı

POU2F3 grubunun biyolojisi özellikle ilginç.

POU2F3:

tuft cell diferansiyasyonunun temel transkripsiyon faktörlerinden biridir.

Bu nedenle POU2F3-dominant tümörler klasik nöroendokrin hücre programından biraz farklı davranabilir.

Çalışmada POU2F3-driven tümörlerde:

  • POU2AF2
  • ChAT

gibi tuft-cell ilişkili markerlar belirgin şekilde zengindi.

POU2F3 grubunda yaklaşık:

  • POU2AF2: %69
  • ChAT: %81

oranında ekspresyon görüldü.

Bu oldukça ikna edici bir biyolojik sinyal.

Dolayısıyla:

POU2F3 pozitif small cell carcinoma yalnız “NE markerı zayıf small cell” değildir; farklı bir hücresel diferansiyasyon programı taşıyor olabilir.


POU2F3 ile nöroendokrin markerların ters ilişkisi

POU2F3/tuft-cell programı güçlendikçe:

klasik nöroendokrin fenotip zayıflayabilir.

Bu nedenle bazı tümörlerde:

  • POU2F3 güçlü,
  • POU2AF2 güçlü,
  • ChAT güçlü,

iken:

  • synaptophysin zayıf,
  • chromogranin negatif

olabilir.

Bu paradoks aslında artık paradoks değil.

Çünkü bu tümörleri:

tek bir nöroendokrin hücre tipinin varyantları

yerine:

farklı transkripsiyonel programlara sahip küçük hücreli karsinomlar

olarak düşünmeye başlıyoruz.


YAP1 grubu var mı?

Çalışmada yaklaşık %6 oranında:

YAP1-driven

tümör tanımlandı.

Ancak burada yazarlar temkinli.

YAP1 pozitifliğinin:

  • gerçek tümör-içi transkripsiyonel programı mı,
  • yoksa stromal hücre ekspresyonunu mu

yansıttığı tam olarak açık değil.

Bu nedenle YAP1:

ASCL1, NEUROD1 veya POU2F3 kadar oturmuş bir small-cell subtype markerı değildir.

Özellikle küçük biyopsilerde stromal pozitifliğin yanlış yorumlanmaması gerekir.


HNF4α neden sınıflamaya girmedi?

HNF4α da panel içerisinde incelendi.

Ancak:

  • yalnız yaklaşık %8 olguda pozitifti,
  • izole HNF4α-dominant bir grup oluşmadı.

Bu nedenle çalışmada ayrı bir:

HNF4α subtype

tanımlanamadı.

Cross-tissue NEC sınıflamalarında HNF4α ilginç bir marker olmaya devam etse de mesane small cell karsinomunda bu seride belirgin bir ana grup oluşturmadı.


Low-NE tümörler klasik ürotelyal karsinoma daha mı yakın?

Çalışmadaki ilginç gözlemlerden biri:

Low-NE tümörlerin admixed histolojiyle daha sık ilişkili olmasıydı.

Yani POU2F3/YAP1/full-negative gruplarında:

  • ürotelyal,
  • glandüler,
  • skuamöz

komponentlerle birliktelik daha fazla görüldü.

Bu bulgu:

bazı Low-NE small cell karsinomların klasik ürotelyal karsinomdan nöroendokrin transdiferansiyasyon yoluyla gelişebileceği

modeliyle uyumludur.

Ancak bu çalışma doğrudan histogenez kanıtı sunmuyor.

Bu nedenle:

uyumlu bir biyolojik model

olarak değerlendirilmelidir.


Asıl klinik soru: Nectin-4 ne durumda?

Mesane kanseri tedavisinde Nectin-4 çok önemli hale geldi.

Çünkü:

enfortumab vedotin

Nectin-4 hedefleyen bir antibody–drug conjugate'dır.

Klasik ürotelyal karsinomda Nectin-4 ekspresyonu oldukça yaygındır.

Fakat small cell mesane karsinomunda durum farklı.

Çalışmada:

olguların %75'inde membranöz Nectin-4 tamamen negatifti.

Genel membranöz ekspresyon:

çok düşüktü.

Bu oldukça önemli bir bulgu.


Ancak Low-NE grupta Nectin-4 biraz daha fazla

Her ne kadar genel ekspresyon düşük olsa da:

Low-NE tümörlerde membranöz Nectin-4, High-NE tümörlerden anlamlı şekilde daha yüksekti.

Bu:

Low-NE tümörlerin bir miktar ürotelyal fenotipi koruduğu

hipotezini destekleyebilir.

Ama burada pratik mesaj çok önemli:

“Low-NE → enfortumab adayıdır”

sonucu çıkarılamaz.

Çünkü Low-NE grubunda bile genel Nectin-4 düzeyi klasik ürotelyal karsinomdan çok daha düşüktür.

Tedavi yanıtıyla ilişkilendirilmiş prospektif veri yoktur.


Daha ilginci: NECTIN4 amplifikasyonu var ama protein yok

Çalışmanın en dikkat çekici moleküler paradokslarından biri:

NECTIN4 gen amplifikasyonu yaklaşık %22 olguda bulundu.

Bu oran klasik ürotelyal karsinomdaki bazı serilere yakın.

Ancak:

gen amplifikasyonu membranöz protein ekspresyonuyla anlamlı ilişki göstermedi.

Yani:

gen çoğalmış olabilir ama hücre yüzeyinde hedef protein ortaya çıkmayabilir.

Bu önemli.

Çünkü ADC açısından esas gerekli olan:

membran proteinidir.

Gen amplifikasyonu tek başına ilacın hedefe erişebileceği anlamına gelmez.

Bu çalışma:

DNA düzeyindeki değişikliğin protein düzeyindeki terapötik hedefi her zaman öngörmediğinin

çok güzel bir örneğidir.


High-NE'nin asıl hedefi: DLL3

Nectin-4 small cell karsinomda zayıfken başka bir hedef oldukça güçlü çıktı:

DLL3

DLL3:

  • SCLC'de iyi bilinen,
  • özellikle neuroendocrine-high fenotiple ilişkili

bir yüzey proteinidir.

Çalışmada High-NE tümörlerin yaklaşık:

%81'inde DLL3 pozitifliği

görüldü.

Low-NE grubunda ise belirgin şekilde daha düşüktü.

Bu ayrım terapötik açıdan özellikle önemli.


DLL3 neden bugün daha önemli?

DLL3 artık yalnız araştırma markerı değil.

Small cell akciğer kanserinde:

DLL3-targeted bispecific T-cell engager

yaklaşımları klinik olarak önemli hale gelmiştir.

Bu nedenle High-NE mesane small cell karsinomların:

DLL3-targeted tedaviler için araştırılabilecek bir grup

olması biyolojik olarak oldukça makul.

Ancak bu noktada tedavi önerisi vermek için erken.

Çalışma:

  • IHK ekspresyonunu gösteriyor,
  • doğrudan tedavi yanıtını göstermiyor.

Dolayısıyla:

DLL3 ekspresyonu = tedavi etkinliği kanıtı değildir.

Ama güçlü bir klinik araştırma gerekçesidir.


SLFN11: Daha az bilinen ama önemli ikinci marker

High-NE tümörlerde anlamlı şekilde daha yüksek bulunan diğer marker:

SLFN11

idi.

SLFN11 özellikle:

  • platinler,
  • topoizomeraz inhibitörleri,
  • PARP inhibitörleri

gibi DNA hasarı oluşturan tedavilere duyarlılıkla ilişkilendirilen bir biyobelirteçtir.

Small cell akciğer kanserinde de yoğun şekilde araştırılmıştır.

Mesane small cell karsinomundaki High-NE fenotipte SLFN11 yüksekliği:

SCLC-benzeri terapötik biyolojinin başka bir göstergesi

olarak düşünülebilir.

Ancak burada da:

prospektif prediktif validasyon henüz yoktur.


High-NE'nin profili nasıl özetlenebilir?

High-NE:

  • ASCL1 veya NEUROD1 dominant,
  • klasik nöroendokrin markerları daha güçlü,
  • DLL3 yüksek,
  • SLFN11 daha yüksek,
  • Nectin-4 düşük.

Bu nedenle biyolojik olarak:

klasik SCLC'ye daha yakın

bir fenotip izlenimi veriyor.


Low-NE nasıl farklı?

Low-NE:

  • POU2F3 veya YAP1 dominant,
  • klasik NE markerları düşük veya kayıp,
  • POU2F3 grubunda tuft-cell markerları yüksek,
  • Nectin-4 görece daha fazla,
  • admixed histoloji daha sık.

Bu nedenle Low-NE:

klasik ürotelyal diferansiyasyon ile small-cell/tuft-cell programı arasında daha farklı bir biyolojik state

gibi görünmektedir.


Diğer ADC hedefleri beklenenden zayıf

Çalışmada ayrıca:

  • HER2
  • TROP2
  • Claudin 18.2
  • FOLR1

de incelendi.

Sonuç:

çoğu olguda düşük veya negatif ekspresyon

idi.

Özellikle:

TROP2 tamamen negatif

bulundu.

HER2, FOLR1 ve Claudin 18.2 ise yalnız seyrek ve zayıf ekspresyon gösterdi.

Bu nedenle klasik ürotelyal karsinomda kullanılan veya araştırılan birçok ADC hedefi:

small cell mesane karsinomuna otomatik olarak taşınamaz.


Bu tümörlerde “small cell = neuroendocrine” terminolojisine de dikkat

Tarihsel olarak:

small cell carcinoma

ile

neuroendocrine carcinoma

neredeyse eş anlamlı kullanıldı.

Ancak Low-NE gruplar bu yaklaşımın sınırını gösteriyor.

Morfoloji tamamen küçük hücreli karsinom iken:

nöroendokrin marker ekspresyonu çok düşük hatta yok olabilir.

Bu nedenle small cell carcinoma:

morfolojik bir tanıdır.

Neuroendocrine markerlar tanıyı destekler ama:

tanının zorunlu ön koşulu değildir.

Özellikle POU2F3-dominant tümörlerde bu kavram giderek daha önemli hale geliyor.


“NE marker negatif small cell” olgusunda ne yapılabilir?

Morfoloji ikna ediciyse:

  • synaptophysin
  • chromogranin
  • CD56

negatifliği tanıyı tamamen kapatmamalıdır.

Seçilmiş olgularda:

  • ASCL1
  • NEUROD1
  • POU2F3

özellikle yardımcı olabilir.

POU2F3 pozitif ise:

  • POU2AF2
  • ChAT

tuft-cell programını destekleyebilir.

Ancak bu panel:

henüz WHO'nun zorunlu rutin mesane small cell paneli değildir.

Daha çok:

  • biyolojik alt tipleme,
  • zor olgular,
  • araştırma/klinik çalışma seçimi

için değerlidir.


POU2F3 ve “tuft-cell carcinoma” kavramı

POU2F3-dominant small cell karsinomların bazıları:

tuft-cell-like carcinoma

olarak biyolojik açıdan değerlendirilebilir.

Ancak burada terminolojik dikkat gerekir.

POU2F3 pozitifliği:

tek başına yeni bir WHO histolojik tümör tipi yaratmaz.

Daha çok:

aynı small cell morfolojisi altında farklı lineage programı

tanımlar.

Bu ayrım önemlidir.


Neden mixed subgroup var?

Yaklaşık %5 tümörde:

birden fazla transkripsiyon faktörü benzer düzeyde

eksprese edildi.

Bu durum iki farklı şekilde açıklanabilir:

  1. Aynı tümörde farklı hücre klonlarının bulunması.
  2. Tümör hücrelerinin transkripsiyonel olarak ara/geçiş state'inde olması.

Küçük hücreli karsinomların:

fenotipik plastisite

gösterebildiğini biliyoruz.

Bu nedenle mixed grup biyolojik olarak oldukça ilginçtir.

Ama mevcut çalışma bunu doğrudan klonal analizle göstermiyor.


Tedavi sonrası High-NE ↔ Low-NE geçiş olabilir mi?

Çalışma bunu cevaplayamıyor.

Çünkü:

eşleştirilmiş tedavi öncesi ve sonrası örnekler yok.

Ancak bu soru son derece önemli.

Small cell akciğer kanserinde:

transkripsiyonel subtype switching

ve tedaviye bağlı fenotipik plastisite giderek daha iyi tanımlanıyor.

Mesane small cell karsinomunda da:

ASCL1/NEUROD1-dominant tümör tedavi sonrasında POU2F3/YAP1 benzeri bir state'e geçebilir mi?

sorusu açık.

Bu nedenle gelecekte:

aynı hastanın seri biyopsilerinde transkripsiyon faktörü profili

oldukça ilginç olabilir.


Çalışmanın metodolojik gücü

Bu araştırmanın güçlü taraflarından biri:

88 olguluk multi-institüsyonel bir kohort

kullanmasıdır.

Nadir bir tümör için bu önemli bir büyüklüktür.

Ayrıca yalnız subtype markerları değil:

  • NE markerları,
  • tuft-cell markerları,
  • ADC hedefleri,
  • DLL3,
  • SLFN11,
  • NECTIN4 FISH

birlikte incelenmiştir.

Bu nedenle çalışma:

histolojik alt tiplemeyi terapötik biyomarker profiliyle aynı düzlemde birleştiriyor.


Ancak önemli sınırlamalar var

Retrospektif çalışma

Tedavi ve sağkalım bilgileri eksikti.

Dolayısıyla marker ekspresyonu ile:

gerçek tedavi yanıtı

arasında sağlam ilişki kurulamadı.


TMA kullanımı

Small cell karsinom heterojen olabilir.

1.5 mm'lik core'lar:

tümör içi heterojenliğin tamamını temsil etmeyebilir.


IHK moleküler sınıflamanın surrogate'ı

ASCL1, NEUROD1 ve POU2F3 IHK:

transkriptomik subtype'ın doğrudan ölçümü değildir.

Pratik bir surrogate'dır.


YAP1 belirsiz

YAP1'in gerçekten bağımsız small cell lineage programı olup olmadığı hâlâ tartışmalıdır.


Tedavi prediksiyonu henüz yok

DLL3 veya Nectin-4 ekspresyonu:

bu çalışmada tedavi yanıtıyla doğrulanmamıştır.

Bu nedenle şimdilik:

terapötik hipotez üreten markerlar

olarak değerlendirilmelidir.


Patolog için pratik düşünce şeması

1. Önce morfoloji

Gerçek small cell carcinoma morfolojisi var mı?

  • molding
  • crush
  • yüksek mitoz
  • nekroz
  • küçük hücreli solid proliferasyon.

2. Klasik NE panel

  • synaptophysin
  • chromogranin
  • CD56
  • gerektiğinde INSM1

3. Markerlar güçlü ise

High-NE fenotip olasılığı artar.

ASCL1 / NEUROD1 düşünülebilir.

4. Morfoloji small cell ama NE markerları zayıf/negatif ise

POU2F3 / Low-NE

olasılığı akla gelmeli.

5. POU2F3 pozitifse

Tuft-cell programını desteklemek için:

  • POU2AF2
  • ChAT

araştırılabilir.

6. Terapötik araştırma bağlamında

High-NE

  • DLL3
  • SLFN11

daha anlamlı adaylardır.

Low-NE

  • Nectin-4 görece daha fazla olabilir,

ancak genel ekspresyon yine düşüktür.


High-NE ve Low-NE'nin kısa karşılaştırması

Özellik High-NE Low-NE
Temel TF ASCL1 / NEUROD1 POU2F3 / YAP1
Klasik NE markerları Genellikle güçlü Zayıf / negatif olabilir
Synaptophysin Daha sık Daha az
Chromogranin Daha sık Daha az
CD56 Daha sık Değişken
DLL3 Yüksek Düşük
SLFN11 Daha yüksek Daha düşük
Nectin-4 membran Çok düşük Görece daha yüksek
Tuft-cell programı Belirgin değil POU2F3 grubunda belirgin
Admiks histoloji Daha az Daha sık
SCLC-benzeri biyoloji Daha belirgin Daha az klasik

Bu tablo bir klinik tedavi algoritması değildir; çalışmanın biyolojik sonuçlarının pratik özetidir.


Patolog İçin Akılda Kalacak 12 Nokta

1. Mesane küçük hücreli karsinomu nadirdir ve çoğu olgu ileri evrede tanınır.

2. Yaklaşık yarısında ürotelyal veya başka histolojik komponentler eşlik edebilir.

3. Morfolojik olarak benzer olmasına rağmen tümörler farklı transkripsiyonel programlara sahiptir.

4. En sık fenotip ASCL1-driven, ardından NEUROD1 ve POU2F3 gelir.

5. ASCL1/NEUROD1-dominant tümörler genel olarak High-NE fenotip gösterir.

6. POU2F3/YAP1-dominant tümörler Low-NE fenotiptedir ve klasik nöroendokrin markerları zayıf veya negatif olabilir.

7. Dolayısıyla negatif synaptophysin/chromogranin, uygun small cell morfolojisinde tanıyı tek başına dışlamamalıdır.

8. POU2F3-driven tümörlerde POU2AF2 ve ChAT ekspresyonu tuft-cell diferansiyasyonunu destekler.

9. Mesane small cell karsinomlarının yaklaşık dörtte üçünde membranöz Nectin-4 hiç yoktur.

10. NECTIN4 amplifikasyonu yaklaşık beşte bir olguda bulunabilmesine rağmen membran protein ekspresyonuyla doğrudan örtüşmez.

11. DLL3 ve SLFN11 özellikle High-NE fenotipte belirgindir ve gelecekte tedavi seçiminde araştırılmaya değer biyobelirteçlerdir.

12. High-NE/Low-NE ayrımı bugün için yararlı bir IHK temelli biyolojik çerçevedir; henüz zorunlu WHO sınıflaması veya valide tedavi algoritması değildir.


Sonuç

Mesane küçük hücreli karsinomunu artık yalnız:

“agresif nöroendokrin mesane tümörü”

olarak görmek yetersiz kalıyor.

Morfolojik olarak oldukça homojen görünen bu tümörlerin içinde en az iki önemli biyolojik state bulunuyor:

High-NE

ve

Low-NE.

High-NE tümörler:

ASCL1/NEUROD1 + güçlü nöroendokrin program + DLL3/SLFN11

eksenine yaklaşırken,

Low-NE tümörler:

POU2F3/YAP1 + zayıf klasik NE programı + tuft-cell/ürotelyal özelliklerin kısmi korunması

ile karakterize oluyor.

Belki de bu çalışmanın patolog için en önemli iki mesajı şunlar:

Bir small cell karsinom, nöroendokrin markerları negatif olsa da small cell karsinom olabilir.

ve

aynı H&E morfolojisinin altında tedavi hedefleri açısından farklı biyolojik tümörler bulunabilir.

Gelecekte bu tümörlerin raporlanmasında yalnız:

“small cell carcinoma”

demek yeterli olacak mı?

Henüz değil.

Ama ASCL1, NEUROD1, POU2F3, DLL3 ve SLFN11 gibi markerlar bize şimdiden:

mesane küçük hücreli karsinomunun tek bir hastalık olmadığını

gösteriyor.


Kaynaklar

(1) Tenace NP, Colecchia M, Hartmann A, et al.
Immunohistochemical stratification of bladder small cell carcinoma reveals two major phenotypes with distinct therapeutic biomarker profiles.
Histopathology. 2026.
DOI: 10.1111/his.70284

(2) Akbulut D, Whiting K, Teo MY, et al.
Differential NEUROD1, ASCL1, and POU2F3 expression defines molecular subsets of bladder small cell/neuroendocrine carcinoma with prognostic implications.
Mod Pathol. 2024;37:100557.

(3) Baine MK, Hsieh MS, Lai WV, et al.
SCLC subtypes defined by ASCL1, NEUROD1, POU2F3, and YAP1: a comprehensive immunohistochemical and histopathologic characterization.
J Thorac Oncol. 2020;15:1823-1835.

(4) Koh J, Kim H, Moon KC, et al.
Molecular classification of extrapulmonary neuroendocrine carcinomas with emphasis on POU2F3-positive tuft cell carcinoma.
Am J Surg Pathol. 2023;47:183-193.

(5) Wang Z, Liu C, Zheng S, et al.
Molecular subtypes of neuroendocrine carcinomas: a cross-tissue classification framework based on five transcriptional regulators.
Cancer Cell. 2024;42:1106-1125.e8.

(6) Wu XS, He XY, Ipsaro JJ, et al.
OCA-T1 and OCA-T2 are coactivators of POU2F3 in the tuft cell lineage.
Nature. 2022;607:169-175.

(7) Klümper N, Tran NK, Zschäbitz S, et al.
NECTIN4 amplification is frequent in solid tumors and predicts enfortumab vedotin response in metastatic urothelial cancer.
J Clin Oncol. 2024;42:2446-2455.

(8) Kaczorowski M, Ylaya K, Chłopek M, et al.
Immunohistochemical evaluation of Schlafen 11 expression in cancer in the search of biomarker-informed treatment targets.
Am J Surg Pathol. 2024;48:1512-1521.

Etiket: Üropatoloji / Mesane / Small Cell Carcinoma / Neuroendocrine Carcinoma / ASCL1 / NEUROD1 / POU2F3 / DLL3 / Nectin-4 / SLFN11

Bu yazı bireysel yorum ve eğitim amaçlıdır; tanı veya raporlama amacıyla kullanılamaz.