Günün öne çıkan akciğer nöroendokrin tümörü çalışması ayrı yazıda ele alındı; o çalışma, klasik morfolojik kategorilerin altında saklanan biyolojik heterojenliği sorguluyordu.
Geri kalan yayınlar daha doğrudan iş akışına sesleniyor: sıvı biyopsinin doku patolojisiyle nasıl bütünleştirileceği, prostat kanserinde HRR testinin zamanlaması, kutanöz lenfoma terminolojisi ve bazı güç ayırıcı tanılarda kullanılabilecek yeni sınıflama yaklaşımları öne çıkıyor.
Sıvı biyopsi: Doku yerine değil, dokuyla birlikte
Avrupa Patoloji Derneğinin uzman görüşü, plazma ctDNA analizini moleküler patolojinin doğal bir uzantısı olarak konumlandırıyor. İleri KHDAK’de hedeflenebilir değişikliklerin ve direnç mekanizmalarının hızlı saptanması; metastatik meme kanserinde ise hastalık boyunca değişen moleküler profilin izlenmesi başlıca kullanım alanları.
Doku; histolojik sınıflama, PD-L1 değerlendirmesi, transformasyonun tanınması ve tümör mikroçevresinin incelenmesi için vazgeçilmez kalıyor. Patoloji laboratuvarı açısından önemli başlıklar klonal hematopoez, düşük tümör fraksiyonu, varyant alel frekansı, eş mutasyonlar, test doğrulama ve standart raporlama.
NOT: Sıvı biyopsi raporu bir süredir patoloji tarafından raporlanamıyor.
Prostat kanserinde HRR testi daha erken gündeme geliyor
Derleme, HRR değişikliklerinin kastrasyona direnç gelişmesini beklemeden metastatik hormona duyarlı evrede araştırılması yönündeki değişimi vurguluyor. Faz III verileri ve BRCA2-mutant hastalığa yönelik gelişmeler, genomik profillemenin tedavi hattının başına çekilmesini destekliyor.
Patoloji pratiğinde bunun karşılığı; uygun arşiv materyalinin erken seçilmesi, tümör hücre oranının güvenceye alınması ve somatik sonuçların olası germline karşılığının raporda doğru çerçevelenmesi. Yazı bir derleme olduğundan, yerel geri ödeme ve test kapsamı ülkeye göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Kutanöz lenfomalarda isim değişikliği yalnızca semantik değil
Güncelleme, daha önce geçici kabul edilen bazı kutanöz T-hücreli proliferasyonları yerleşik antiteler olarak ele alıyor. İyi prognozu nedeniyle primer kutanöz CD8-pozitif akral T-hücreli “lenfoma”nın artık lenfoproliferatif hastalık olarak adlandırılması, aşırı evreleme ve tedaviyi önlemek açısından özellikle önemli.
Ana mesaj net: morfoloji, immünfenotip veya klonalite tek başına tanı koydurmamalı; klinik dağılım ve seyirle bütünleşik yorum yapılmalı.
Diversiyonlu rektumda üç basamaklı raporlama dili
Kör değerlendirmeli 63 rezeksiyonluk çalışma, bilinen İBH bulunan diversiyonlu rektumların yaklaşık %93’ünde kronik kolit paterni saptadı. İBH olmayan grupta gerçek diversiyon koliti daha seyrek, yaklaşık beşte bir oranındaydı.
Önerilen pratik terminoloji: “diversiyon değişikliği”, “diversiyon koliti” ve “üzerine diversiyon değişiklikleri eklenmiş İBH”. Şiddetli diversiyon koliti yalnızca histolojiyle kalıcı İBH’den kesin olarak ayrılamadığından, önceki biyopsiler ve klinik öykü rapor için kritik.
Vulvar düz kas tümörlerinde uterin kriterler öne çıkıyor
Bugüne kadarki en geniş seri olarak sunulan 35 olguluk çalışma, vulvara özgü eski ölçütlerle uterin kriterleri karşılaştırdı. Olguların çoğunda sonuçlar uyumlu olsa da çap, atipi, mitoz, tümör hücre nekrozu ve infiltratif sınırların farklı ağırlıklandırılması yedi tümörde sınıf değişikliğine yol açtı.
Sonuçlar uterin kriterleri destekliyor; ancak vulvar STUMP kategorisinin davranışı için veri hâlâ sınırlı. Sınırdaki olgularda kullanılan sistemin ve ölçütlerin raporda açıkça belirtilmesi yararlı olabilir.
Duodenal lezyonlarda gastrik müsin fenotipi risk işareti
Prospektif olarak incelenen 401 yüzeyel nonampuller duodenal epitelyal tümörde gastrik fenotip yalnızca yaklaşık altıda bir oranındaydı; buna karşın yüksek dereceli veya invaziv histolojiyle belirgin biçimde ilişkiliydi. Submukozal invaziv kanserlerin çoğu gastrik fenotip gösterdi.
Müsin fenotipi, endoskopik rezeksiyon öncesi risk sınıflamasına katkı sağlayabilir. Bununla birlikte çalışma, fenotipin tek başına rutin tedavi kararı veya zorunlu raporlama parametresi olmasını henüz desteklemiyor.
Pankreatik NET’lerde yeni bir metastaz ilişkili füzyon grubu
Yetmiş nöroendokrin tümör karaciğer metastazının yapısal varyant analizi, pankreatik NET’lerde tekrarlayan PSIP1::TBL1X füzyonunu ortaya çıkardı. Ayrı doğrulama serisiyle birlikte füzyon, metastatik dokusu bulunan pankreatik NET hastalarının yaklaşık onda birinde saptandı; incelenen primer tümörlerde görülmedi.
TBL1X ve BEND2 füzyonlarının ATRX/DAXX mutasyonlarıyla karşılıklı dışlanması ayrı bir moleküler alt gruba işaret ediyor. Ancak bulgu keşif düzeyinde: rutin test endikasyonu veya tedavi seçtiren bir biyobelirteç olarak kabul edilmeden önce daha geniş eşleştirilmiş primer–metastaz serilerinde doğrulanmalı.
Kaynaklar
- ESP sıvı biyopsi uzman görüşü — PMID 42658220
- Prostat kanserinde HRR testi — PMID 42658786
- Kutanöz lenfomalar güncellemesi — PMID 42657966
- Diversiyon ilişkili rektal patoloji — PMID 42649605
- Vulvar düz kas tümörlerinin sınıflandırılması — PMID 42649593
- Duodenal tümörlerde müsin fenotipi — PMID 42658244
- Pankreatik NET’lerde PSIP1::TBL1X füzyonu — PMID 42659417