Patoloji Radarı

26 Ekim 2026: MET amplifikasyonu tedavi seçimine, ilik hücreselliği risk yorumuna giriyor

Yaklaşık 3 dakika

Günün öne çıkan PINNED çalışması ayrı bir mini-incelemede ele alındı. Bu yazı, yeni bir antite tanımlamaktan çok rutin tanı, raporlama ve biyobelirteç seçimini etkileyebilecek diğer yayınlara odaklanıyor.

En güçlü sinyaller; EGFR inhibitörüne dirençli akciğer kanserinde MET amplifikasyonunun tedavi seçtirici rolü, ileri miyelofibroziste kemik iliği hücre kaybının taşıdığı risk bilgisi ve gastrointestinal tümörlerde HER2, FGFR2b ile FAP testlerinin bağlama bağımlı yorumudur. Tükürük bezinde ise PLAG1 ilişkili bir morfolojik tuzak öne çıkıyor.

MET amplifikasyonu artık yalnız direnç mekanizması değil

Randomize faz 3 çalışmada, EGFR mutasyonlu ve EGFR-TKI sonrası ilerleyen, MET amplifikasyonlu ileri evre küçük hücreli dışı akciğer kanserinde dalmelitinib–aumolertinib kombinasyonu kemoterapiye göre progresyonsuz sağkalımı iyileştirdi. Çalışma MET amplifikasyonunu FISH ile ortalama kopya sayısı en az 5 veya MET/CEP7 oranı en az 2 olarak tanımladı.

Patolog açısından mesaj, direnç biyopsisinde MET değerlendirmesinin tedaviye doğrudan kapı açabileceğidir. Bununla birlikte genel sağkalım verileri henüz olgun değil ve çalışmada kullanılan FISH eşikleri başka platformlara otomatik olarak taşınmamalıdır.

Miyelofibroziste hücre kaybı raporlanabilir bir risk sinyali

Çok merkezli Modern Pathology çalışması, ileri fibrotik faz miyelofibroziste yaşa göre belirgin hücre azalmasının osteoskleroz, olumsuz hematolojik bulgular, yüksek riskli moleküler değişiklikler ve daha kısa sağkalımla ilişkili olduğunu gösterdi. Hücre kaybı bağımsız prognostik değişken olarak doğrulanmadı; bu nedenle tek başına risk sınıfı değildir.

Kemik iliği raporunda hücresellik, fibrozis derecesi ve osteosklerozun birlikte ve açık biçimde belirtilmesi, hastalık evresinin klinik-moleküler verilerle bütünleştirilmesini güçlendirebilir.

Safra yolu tümörlerinde HER2 için metastaz örneği önem kazanabilir

Safra kesesi adenokarsinomu ve ekstrahepatik kolanjiyokarsinomdan oluşan retrospektif seride güçlü HER2 ekspresyonu az sayıda olguda saptandı; eşleştirilmiş örneklerin bir bölümünde metastaz, primerden daha yüksek skor gösterdi. Bu bulgu, hedefe yönelik tedavi gündeme geldiğinde eski primer blokla yetinmeme ve uygun metastatik dokuyu yeniden değerlendirme gerekçesi oluşturabilir.

Seri küçüktür, organ-spesifik doğrulanmış bir skor geliştirmemiştir ve HER2 ile klinik sonuç arasında ilişki göstermemiştir.

FGFR2b: protein ve genomik değişiklik aynı hasta grubunu tanımlamıyor

Gastrik ve gastroözofageal bileşke adenokarsinomlarına odaklanan derleme; FGFR2b protein ekspresyonu ile FGFR2 genomik değişikliklerinin ilişkili fakat eşdeğer olmadığını vurguluyor. Örnek yaşı, eşik seçimi ve mekânsal heterojenlik görünür ekspresyonu etkileyebilir.

Pratikte test stratejisi tedavi modalitesine göre kurulmalıdır: antikorlar için yüzey proteini ve dağılımı, kinaz inhibitörleri için aktive edici genomik değişiklikler, antikor-ilaç konjugatları içinse antijen yoğunluğu ve hücresel işlenme önem kazanabilir. Bunlar henüz doğrulanmış bireysel tedavi kuralları değildir.

MALAT1::PLAG1, mukoepidermoid karsinom taklidini açıklayabilir

Çok küçük çok merkezli seri, skuamöz ve müsinöz metaplazi ile kistik değişiklik gösteren pleomorfik adenomlarda MALAT1::PLAG1 füzyonunu bildirdi. Bu görünüm küçük biyopside mukoepidermoid karsinom, rezeksiyonda ise pleomorfik adenomdan gelişen mukoepidermoid karsinom biçiminde aşırı yorumlanabilir.

Kapsül invazyonu veya yüksek dereceli özelliklerin olmaması ve kanonik mukoepidermoid karsinom sürücülerinin gösterilmemesi pleomorfik adenom lehineydi. Zor olgularda PLAG1 ve MAML2 eksenindeki moleküler testler morfolojiye yardımcı olabilir.

FAP immünohistokimyası invazyonu destekleyebilir, kanıtlayamaz

FAP, kolorektal adenokarsinom stromasında sık pozitifti ve sınırlı biyopsilerde invazyon kuşkusunu destekleyebildi. Ancak önceki biyopsiye bağlı skar ile benign ülser/granülasyon dokusunda da boyanma görüldü.

Bu nedenle FAP, desmoplastik tümör stromasını görünür kılan tamamlayıcı bir belirteç olarak kullanılabilir; pozitiflik epitelde maligniteyi veya invazyonu tek başına kanıtlamaz. Boyanmanın yeri, H&E bulguları ve örnekleme öyküsü birlikte okunmalıdır.

Kaynaklar

  • MET amplifikasyonlu EGFR-TKI direncinde faz 3 çalışma. PMID: 42928710. PubMed
  • İleri miyelofibroziste kemik iliği hücre kaybı. PMID: 42933695. PubMed
  • Safra yolu tümörlerinde HER2 ekspresyonu. PMID: 42931932. PubMed
  • Gastrik kanserde FGFR2b biyobelirteci. PMID: 42931855. PubMed
  • MALAT1::PLAG1 füzyonlu pleomorfik adenom. PMID: 42932093. PubMed
  • Kolorektal biyopsilerde FAP immünohistokimyası. PMID: 42929204. PubMed

Bu yazı güncel literatürün kısa bir değerlendirmesidir; tıbbi öneri niteliği taşımaz.

Bu yazı bireysel yorum ve eğitim amaçlıdır; tanı veya raporlama amacıyla kullanılamaz.