Tanısal Yaklaşım

GPNMB, Onkositik Böbrek Tümörlerinin Ayırıcı Tanısında Ne Kadar Yararlı?

Yaklaşık 2 dakika

Onkositik böbrek tümörlerinin sınıflandırılması, yeni tanımlanan tümör gruplarıyla daha karmaşık hâle gelmiştir. Özellikle kromofob renal hücreli karsinom (RHK), onkositom, düşük dereceli onkositik tümör (LOT) ve eozinofilik vakuollü tümör (EVT) arasında morfolojik örtüşmeler görülebilir.

GPNMB, bu ayırıcı tanıda yararlı olabilecek ancak tek başına özgül olmayan bir immünohistokimyasal belirteçtir.

Pratik tanısal yaklaşım

  • CK7 yaygın, CD117 pozitif: Kromofob RHK ön plandadır.
  • CK7 negatif veya seyrek, CD117 pozitif: Onkositom lehinedir.
  • CK7 yaygın, CD117 negatif: LOT düşünülmelidir. GATA3, L1CAM ve GPNMB pozitifliği tanıyı destekleyebilir.
  • Belirgin sitoplazmik vakuoller, CD117 pozitifliği: EVT açısından cathepsin K ve diğer morfolojik bulgular değerlendirilmelidir.

GPNMB pozitifliği neyi gösterir?

GPNMB ekspresyonu, özellikle TSC1/TSC2/MTOR yolak değişiklikleriyle ilişkili böbrek tümörlerinde ve bazı MiT ailesi translokasyonlu RHK'lerde artabilir.

FLCN-mutasyonlu renal neoplazilerde de GPNMB pozitifliği bildirilmektedir. Bu nedenle pozitif boyanma, yalnızca LOT tanısı koydurmaz.

H-skoru kullanımı: Boyanma şiddeti ve yaygınlığını birlikte değerlendirmek araştırmalarda yararlı olabilir. Ancak farklı tümör gruplarını kesin olarak ayıran, yaygın kabul görmüş tek bir GPNMB H-skoru eşiği bulunmamaktadır.

Patolog için sonuç

GPNMB, CK7 ve CD117 sonrasında seçilmiş olgularda kullanılabilecek tamamlayıcı bir belirteçtir. Morfolojiyle uyumsuz sonuçlarda tanı yalnızca boyanmaya dayandırılmamalıdır.

Bilateral veya multifokal onkositik tümörlerde FLCN ilişkili Birt-Hogg-Dubé sendromu da akılda tutulmalıdır.

Kaynaklar

Etiketler: Üropatoloji, GPNMB, LOT, Kromofob RHK

Bu yazı bireysel yorum ve eğitim amaçlıdır; tanı veya raporlama amacıyla kullanılamaz.