Günün öne çıkan renal hücreli karsinom çalışması, nefrektomi patolojisinin adjuvan tedavi seçimine etkisi nedeniyle ayrı olarak ele alındı.
Kalan yayınlar daha çok yardımcı biyobelirteçlerin sınırları ve nadir lezyonlarda yanlış sınıflandırmayı önleyen morfolojik-moleküler ipuçları üzerinde duruyor. En doğrudan pratik sinyal PBC biyopsilerinde IDO-1’den gelirken, PDLIM2 henüz araştırma aşamasındaki büyük ölçekli bir akciğer kanseri belirteci olarak öne çıkıyor.
PBC’de IDO-1: Fibrozisten çok aktif kolanjiti gösteriyor
PBC tanılı veya PBC şüphesi bulunan 83 karaciğer biyopsisinde interlobüler safra kanallarındaki IDO-1 ekspresyonu incelendi. Olguların yaklaşık dörtte üçü pozitifti; ekspresyon kolanjit aktivite skoru ile bağımsız ilişki gösterirken fibrozis veya safra kanalı kaybı gibi kronik hasar göstergelerini yansıtmadı.
UDCA kullanan hastalarda pozitiflik belirgin biçimde daha düşüktü. Dolayısıyla IDO-1, erken veya morfolojisi silik olgularda aktif immün safra kanalı hasarını destekleyebilir; fakat tedavi sonrasında negatif olması PBC’yi dışlamamalıdır. Bulgular tek merkezli retrospektif doğrulama niteliğinde olduğundan, boya rutin tanı paneline girmeden önce bağımsız serilere ihtiyaç var.
PDLIM2: Akciğer adenokarsinomunda büyük veri, henüz erken klinik aşama
Yaklaşık 15.800 akciğer adenokarsinomunun analizinde yüksek PDLIM2 ekspresyonu; daha immün-inflame bir mikroçevre, PD-L1 pozitifliği ve daha uzun sağkalımla ilişkiliydi. EGFR mutasyonu daha sık; TP53, RB1, STK11, KEAP1 ve SMARCA4 değişiklikleri ise daha seyrek görüldü.
Bu sonuç PDLIM2’yi prognostik ve olası tedavi yanıtı belirteci yapıyor; ancak pembrolizumab yararını öngören bağımsız bir klinik test olduğu henüz gösterilmiş değil. PDLIM2 temelli tedavinin ek yararı yalnızca fare modellerinde sınandı. Şimdilik raporlanabilir bir biyobelirteçten çok, güçlü bir translasyonel araştırma adayıdır.
Miyeloid sarkomda “kitle oluşturan hastalık” ayrımı
Güncel derleme, miyeloid sarkomu dokunun mimarisini silen, kitle oluşturan miyeloid blast neoplazisi olarak vurguluyor. Kitle oluşturmayan ekstramedüller AML infiltrasyonunun otomatik olarak miyeloid sarkom diye adlandırılması mevcut tanımla uyumlu değil.
MAPK/ERK yolunun önemi ve ekstramedüller klonların kemik iliğindeki AML’den bağımsız evrim gösterebilmesi, doku ile kemik iliği arasında immünfenotipik ve moleküler karşılaştırmanın değerini artırıyor. Tanı; morfoloji, kapsamlı immünohistokimya, genetik inceleme ve klinik-kemik iliği bulgularının birlikte değerlendirilmesini gerektiriyor.
Üç nadir lezyonda kısa tanısal uyarılar
-
Aberran CD10 pozitif marjinal zon lenfoma: On üç olguluk seride CD10 ekspresyonu yüzde 80’e kadar çıkabildi. CD10 pozitifliği tek başına foliküler lenfoma anlamına gelmemeli; bölge, foliküler kolonizasyon, plazmasitik farklılaşma, BCL6 ve BCL2 yeniden düzenlenmesi gibi veriler birlikte yorumlanmalı.
-
Atipik iğsi hücreli/pleomorfik lipomatöz tümör: Dokuz olguda diffüz CD34 pozitifliği ve nükleer RB1 kaybı ortak bulguydu; test edilen olgularda RB1 delesyonu doğrulandı. Düşük proliferasyon, nekroz ve dediferansiyasyon yokluğu ile birlikte bu profil, daha agresif lipomatöz tümör tanısı ve aşırı tedaviden kaçınmaya yardımcı olabilir.
-
Nöroendokrin farklılaşmalı ter bezi karsinomu: Yalnızca üç olgudan oluşmasına rağmen önemli uyarı, düşük dereceli görünüme ve seyrek mitoza karşın tüm hastalarda zaman içinde metastaz gelişmesiydi. CK7, GATA3, TRPS1, ER/PR ile sinaptofizin-kromogranin eş ekspresyonu tanıyı destekliyor; küçük seri nedeniyle davranış tahmini temkinli yapılmalı.
Kaynaklar
- PBC’de IDO-1. PMID: 42570333. PubMed
- Akciğer adenokarsinomunda PDLIM2. PMID: 42570967. PubMed
- Miyeloid sarkom derlemesi. PMID: 42570680. PubMed
- CD10 pozitif marjinal zon lenfoma. PMID: 42547419. PubMed
- Atipik iğsi hücreli/pleomorfik lipomatöz tümör. PMID: 42547421. PubMed
- Nöroendokrin farklılaşmalı ter bezi karsinomu. PMID: 42547418. PubMed